"dikkat yanlılığı" için 301 sonuç bulundu
× Aramayı temizle
Arama Sonuçları
301 haber
Şizofreni Riski Yüksek Gençlerde Beyin Gelişimi Farklılaşıyor
6000'den fazla çocuk üzerinde yapılan uzun süreli bir araştırma, şizofreni için genetik riski yüksek olan ergenlerin beyin gelişiminde dikkat çekici bir farklılık olduğunu ortaya koydu. Erken ergenlik döneminde bu çocukların ön beyin yüzey alanında küçülme görülürken, normal gelişim gösteren yaşıtlarında büyüme kaydedildi. Bu bulgular, hastalığın klinik belirtileri ortaya çıkmadan yıllar önce tespit edilebilecek yeni bir nörogörüntüleme belirteci sunuyor. Araştırma, şizofreniye yönelik erken müdahale stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor ve beyin gelişimindeki bu dinamik ayrışmanın hastalığın anlaşılması için kritik ipuçları sağladığını gösteriyor.
Neuroscience News · 20 saat önce
0
Araştırma: Filmlerdeki jeologlar genellikle iyi karakterler ama çoğu ölüyor
Dört bilim insanının sıradan bir kahve sohbeti, jeologların sinema dünyasındaki temsilini inceleyen ilginç bir araştırmaya dönüştü. Araştırmacılar, jeolog karakterlerin yer aldığı filmleri sistematik olarak incelemeye başladıktan sonra, bu bilim insanlarının genellikle olumlu karakterler olarak tasvir edildiğini ancak hikaye sonunda hayatta kalma oranlarının düşük olduğunu keşfetti. Bu çalışma, popüler kültürün bilim insanlarını nasıl algıladığını ve sunduğunu anlamak açısından önemli bulgular ortaya koyuyor. Jeologların sinematik temsili, hem mesleğin toplumsal algısını hem de bilim iletişiminin nasıl şekillendiğini göstermesi bakımından dikkat çekici.
Phys.org — Yerküre Bilimleri · 20 saat önce
0
Beyin Sinyali Çocukların Dikkatini Önceden Tahmin Ediyor
Bilim insanları, çocukların ne zaman odaklanma yetisini kaybedeceğini önceden tahmin edebilen beyin sinyalini keşfetti. Bu çığır açan araştırmada, DEHB ve epilepsi hastası çocuklarda dikkat esnekliğini geri kazandırmak için kritik anında hedefe yönelik sinyal uygulaması gerçekleştirildi. Çalışma, öğrenme ve odaklanma süreçlerini gerçek zamanlı destekleyen kişiselleştirilmiş teknolojilerin geliştirilmesi yolunda önemli bir adım oluşturuyor. Bu yöntemin non-invaziv özelliği, gelecekte daha güvenli ve etkili tedavi seçenekleri sunma potansiyeli taşıyor.
Neuroscience News · 20 saat önce
0
İnsanlar Bilmediklerini Bilmiyor Ama Bildiklerini Sanıyor
Apple logosu gibi her gün gördüğümüz sembolleri gerçekten ne kadar iyi biliyoruz? Yapılan araştırmalar şaşırtıcı sonuçlar ortaya koyuyor. 85 kişiyle yapılan bir çalışmada, katılımcıların yalnızca yarısı benzer logolar arasından doğru Apple logosunu seçebildi. Daha da çarpıcı olan ise, logoyu doğru çizebilen tek bir kişi olmasıydı. Bu durum, insanların bilgi düzeylerini olduğundan fazla tahmin etme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Psikolojide 'aşırı güven yanlılığı' olarak adlandırılan bu fenomen, günlük yaşamımızda sık sık karşılaştığımız nesneler hakkında yanılsamalar yaşamamıza neden oluyor. Araştırma, hafıza ve algı konularında önemli bulgular sunarak, insan beyninin bilgi işleme süreçleri hakkında yeni perspektifler açıyor.
Phys.org — Sosyal Bilimler · 21 saat önce
0
Narsistler Tanrı'yı kendilerine borçlu cezalandırıcı güç olarak görüyor
Yeni bir psikoloji araştırması, narsistik kişilik özelliklerine sahip bireylerin dini inançlarını nasıl algıladıklarına dair çarpıcı bulgular ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, bu kişiler gerçek bir inanç yerine dini, sosyal statü kazanmak ve özel ayrıcalıklar elde etmek için bir araç olarak kullanıyor. Özellikle dikkat çeken nokta, narsistlerin Tanrı'yı hem cezalandırıcı hem de kendilerine özel davranması gereken bir varlık olarak görmesi. Bu çelişkili bakış açısı, onların manevi yaşamlarını da kişisel çıkarları doğrultusunda şekillendirdiğini gösteriyor. Bulgular, din psikolojisi alanında önemli içgörüler sunarak, kişilik bozukluklarının manevi yaşam üzerindeki etkilerini anlamaya katkı sağlıyor.
PsyPost · 21 saat önce
0
Beynimiz Zamanı Üç Ayrı Aşamada İşliyor
Bilim insanları, insan beyninin zaman algısını nasıl oluşturduğunu açıklayan önemli bir keşif yaptı. Yanıp sönen ışıkların süresini tahmin eden gönüllülerin beyin aktivitelerini izleyen araştırmacılar, zaman deneyimimizi mümkün kılan ardışık sinir yolunu ortaya çıkardı. Bulgular, beynimizin zaman geçişini üç farklı aşamada işlediğini gösteriyor. Bu keşif, zaman algısının nasıl çalıştığına dair temel sorulara ışık tutarken, dikkat eksikliği ve Alzheimer gibi zaman algısının bozulduğu hastalıkların anlaşılmasına da katkı sağlayabilir. Çalışma, nörobilim alanında zaman algısıyla ilgili en detaylı haritalardan birini sunuyor.
PsyPost · 23 saat önce
0
Bilimde Nedensellik Krizi: İstatistik Matematik Yerine Geçebilir mi?
Astrofizikçi, matematikçi ve filozofların ortak çalışması, modern bilimde büyüyen bir soruna dikkat çekiyor. Son yirmi yılda veri yoğun istatistiksel yöntemlerin hızla yaygınlaşması, nedensellik araştırmalarında uygulamalı matematiğin önemini gölgede bırakmış olabilir. Uzay fiziği ve tıp bilimlerinden örneklerle desteklenen araştırma, bilimsel sorgulamada iki temel nedensellik türünü ayırt ediyor: mekanistik ve fark yaratan nedensellik. Çalışma, sadece istatistiksel modellemeye dayanan yaklaşımların bilimsel keşiflerde yanıltıcı sonuçlara yol açabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, matematik temelli nedensel modellerin ihmal edilmesinin bilimsel araştırmalarda ciddi riskler doğurabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.
arXiv — Bilim Tarihi & Felsefesi · 1 gün önce
0
Dikkat Mekanizması Nasıl Çalışır? Beyin Görüntüleme ile Çözüldü
Bilim insanları, dış uyaranlara odaklanma sürecimizin beyin mekanizmalarını fMRI ile görüntüleyerek açıkladı. Araştırma, dikkatin nasıl çalıştığına dair entegrasyon-ayrışma teorisinin ilk doğrudan sinirsel kanıtlarını sunuyor. Çalışmada, önceden işaretlenmiş hedeflere odaklanırken frontal ve parietal bölgelerin aktif olduğu, beklenmedik hedeflerde ise temporal korteksin devreye girdiği gözlendi. Bu bulgular, beynimizin bilgi işleme stratejilerini nasıl değiştirdiğini ve dikkat bozukluklarının tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirilmesine katkı sağlayabilir.
eLife Sciences · 1 gün önce
0
Beyin sapından gelen sinyaller dikkat değiştirmede kritik rol oynuyor
Farklı durumlara uyum sağlama yetimiz olan davranışsal esneklik, bilişsel işlevlerimizin temelini oluşturur. MIT araştırmacıları, farelerde yaptıkları yeni bir çalışmada beyin sapındaki locus coeruleus bölgesinin prefrontal kortekse gönderdiği sinyallerin, dikkat değiştirme sürecinde hayati önem taşıdığını keşfetti. Araştırmada fareler, karmaşık duyusal ipuçlarını ayırt etmek için dikkatlerini değiştirmeyi öğrenmek zorunda kaldılar. Genetik yöntemlerle locus coeruleus nöronları ya da prefrontal kortekse giden bağlantıları engellendiğinde, farelerin dikkat değiştirme performansı ciddi şekilde bozuldu. Bu bulgular, beyin sapından gelen bu özel devre olmadan esnek düşünce yapısının mümkün olmadığını gösteriyor ve dikkat eksikliği gibi bilişsel bozuklukların anlaşılmasına yeni perspektifler sunuyor.
eLife Sciences · 1 gün önce
0
EPA'dan Okyanus Dibine Karbon Depolama Planına Onay
İklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir adım atılırken, atmosferden karbondioksit çekme teknolojileri zorlu günler geçiriyor. Bu süreçte dikkat çeken bir gelişme, EPA'nın (Amerikan Çevre Koruma Ajansı) derin okyanus diplerine karbon depolama planına verdiği nadir onay oldu. Ancak bu yenilikçi yaklaşım, deniz ekosistemlerine potansiyel etkileri nedeniyle bilim dünyasında tartışmalara neden oluyor. Karbon yakalama ve depolama teknolojileri, küresel ısınmayla mücadelede kritik bir rol oynayabilecek potansiyele sahip olmakla birlikte, okyanus tabanına müdahale eden bu yöntemlerin çevresel sonuçları henüz tam olarak bilinmiyor. Uzmanlar, deniz yaşamı ve okyanus kimyası üzerindeki uzun vadeli etkilerinin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Phys.org — Yerküre Bilimleri · 1 gün önce
0
Psikedeli ilaçların faydaları abartılıyor mu? Yeni araştırma seçim yanlılığını ortaya koydu
Psikedeli maddelerin yaşam kalitesi üzerindeki olumlu etkilerinin abartılmış olabileceğini gösteren yeni bir araştırma bilim dünyasında yankı uyandırdı. Araştırmacılar, psikedeli topluluklar arasından seçilen katılımcılarla yapılan çalışmaların, genel popülasyondan rastgele seçilen katılımcılara kıyasla çok daha yüksek fayda raporladığını keşfetti. Bu durum, bilimsel araştırmalarda katılımcı seçiminin sonuçları ne kadar dramatik şekilde etkileyebileceğini gözler önüne seriyor. Bulgular, psikedeli terapi araştırmalarında metodolojik iyileştirmelere duyulan ihtiyacı vurguluyor ve bu alandaki mevcut literatürün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini işaret ediyor.
PsyPost · 1 gün önce
0