Kanada'da sosyal anksiyete bozukluğu vakalarında son 20 yılda kayda değer bir artış yaşandığı ortaya çıktı. Yeni veriler, bu durumun 2002 yılından bu yana %71 oranında yükseldiğini ve günümüzde her 7 Kanadalı yetişkinden birini etkilediğini gösteriyor.
Sosyal anksiyete bozukluğu, basit utangaçlıktan çok daha fazlasını ifade ediyor. Bu durum, sosyal ortamlarda yoğun korku ve endişe yaşanmasına, kişinin günlük aktivitelerini sürdürmekte zorlanmasına neden olan ciddi bir ruhsal sağlık problemi olarak tanımlanıyor.
Uzmanlar, bu dramatik artışın birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle açıklanabileceğini belirtiyor. Dijital teknolojilerin hızla yaygınlaşması, sosyal medya platformlarının günlük hayatın ayrılmaz parçası haline gelmesi ve özellikle COVID-19 pandemisi sürecinde yaşanan sosyal izolasyon, bu artışa katkıda bulunan başlıca etkenler arasında gösteriliyor.
Araştırmacılar, özellikle genç yetişkinlerde sosyal anksiyete oranlarının daha da yüksek olduğunu gözlemliyor. Bu durum, ruh sağlığı hizmetlerine olan talebin artması ve erken teşhis ile müdahale programlarının geliştirilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor.
Veriler aynı zamanda, toplumsal farkındalığın artmasıyla birlikte daha fazla kişinin profesyonel yardım aradığını da gösteriyor. Bu durum, hem pozitif bir gelişme hem de sağlık sistemleri için yeni zorluklar anlamına geliyor.