Dünya genelinde hızla yaşlanan nüfus ve bakım sektöründe yaşanan personel kıtlığı, yaşlı bakım sistemlerinde köklü değişiklikleri zorunlu kılıyor. Bu demografik baskı karşısında araştırmacılar, sosyal destek sağlayan sağlık robotlarının geliştirilmesine odaklanıyor.

Yeni çalışma, 'sağlık robotları' olarak adlandırılan bu teknolojilerin, Uluslararası Aktif Yaşlanma Konseyi'nin (ICAA) tanımladığı yedi sağlık boyutunu destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Bu boyutlar fiziksel, duygusal, sosyal, mesleki, çevresel, entelektüel ve manevi sağlığı kapsıyor.

Araştırmacılar, robotların otonomluk düzeyini ölçmek için CRAS adlı altı kademeli bir değerlendirme sistemi geliştirdi. Bu sistem, otonom araçlar için kullanılan SAEJ3016 standardından esinlenerek, robotların dört temel bakım boyutundaki performansını analiz ediyor.

Sağlık robotları, geleneksel tıbbi cihazlardan ve sadece arkadaşlık eden robotlardan sekiz özelliğiyle ayrışıyor. Bu özellikler arasında kişiselleştirilmiş sağlık programları oluşturma, sosyal etkileşim kurma ve acil durumları değerlendirme yetenekleri bulunuyor.

Uzmanlar, teknik yetenekler, klinik kanıtlar ve üç aşamalı bir yol haritası çerçevesinde tam otonom yaşlı bakım robotlarının 2030'lu yılların başında kullanıma hazır hale geleceğini tahmin ediyor. Bu gelişme, yaşlı bakım sektöründe paradigma değişikliği yaratması bekleniyor.