Sandro Botticelli'nin 15. yüzyılda tuvale yansıttığı o soluksuz güzelliğin ardındaki kadın, Simonetta Vespucci, 1476'da henüz 22 yaşındayken hayatını kaybetti. Floransa sokaklarında efsanevi bir güzelliğe sahip olduğu söylenen Simonetta'nın ölüm nedeni olarak o dönemden bu yana akciğer veremi gösteriliyordu. Oysa Queen Mary Üniversitesi (Londra), Universita Campus Bio-Medico di Roma ve California Üniversitesi'nin işbirliğiyle hazırlanan yeni bir araştırma, bu kabul görmüş açıklamayı ciddi biçimde sorguluyor.

Endocrinology, Diabetes & Metabolism dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar, dönemin yazılı kaynaklarını ve Botticelli'nin tablolarındaki anatomik ayrıntıları yeniden değerlendirdi. Özellikle Simonetta'nın boyun bölgesinde belirgin bir şişliğin betimlenmiş olması dikkat çekici bulundu. Bilim insanları bu şişliğin tiroid bezinin büyümesi, yani guatr ile uyumlu olabileceğini öne sürüyor.

Araştırmacılara göre bazı tiroid bozuklukları, özellikle tedavi edilmediğinde ciddi solunum güçlüklerine ve genel sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu durum, dönemin hekimlerinin Simonetta'nın semptomlarını verem olarak yorumlamasını kolaylaştırmış olabilir; zira her iki hastalık da öksürük ve nefes darlığı gibi benzer bulgular gösterebilir.

Çalışmanın öne çıkan yönlerinden biri, sanat eserlerinin yalnızca estetik birer nesne olmadığını, aynı zamanda dönemin sağlık koşullarına dair ipuçları barındıran belgeler olduğunu hatırlatmasıdır. Sanat ve tıp tarihinin kesiştiği bu metodoloji, 'sanat patolojisi' olarak adlandırılan ve giderek daha fazla ilgi gören bir araştırma alanının parçası.

Sonuç olarak Simonetta Vespucci'nin ölüm nedenine ilişkin bu yeni hipotez henüz kesin bir yanıt sunmuyor; tarihsel verilere dayalı bir yorum önerisi niteliğinde. Bununla birlikte çalışma, tıp biliminin tarihsel gizemleri aydınlatmak için nasıl kullanılabileceğine dair düşündürücü bir örnek oluşturuyor ve Rönesans'ın ikonik güzelliğine bambaşka bir gözle bakmamızı sağlıyor.