Avustralya tarihinin en karanlık sayfalarından biri, yeni bir bilimsel modelleme çalışmasıyla çok daha net bir şekilde gün yüzüne çıktı. Araştırmacılar, 1789 yılında Sydney çevresinde patlak veren çiçek hastalığı salgınının 220.000'e kadar Yerli Avustralyalının hayatını kaybetmesine neden olmuş olabileceğini hesapladı.

Salgının, 1788 yılında İngiltere'den yola çıkan Birinci Filo'nun Sydney Koyu'na ulaşmasının ardından ortaya çıktığı biliniyordu. Ancak bu yeni çalışma, söz konusu salgının gerçek boyutlarını ilk kez kapsamlı bir demografik modellemeyle ortaya koyuyor. Bulgular, hastalığın yalnızca kıyı kesimlerindeki toplulukları değil, iç bölgelere kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki First Nations halklarını derinden sarstığını gösteriyor.

Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri, salgının yol açtığı nüfus kaybının Yerli halkların sömürgeciliğe karşı örgütlenme ve direnme kapasitelerini ciddi ölçüde zayıflatmış olmasıdır. Araştırmacılar, bu demografik çöküşün aynı zamanda Yerli toplulukların yüzyıllardır sürdürdüğü geleneksel arazi yönetimi pratiklerini de sekteye uğrattığını vurguluyor.

Modelleme yöntemi, salgının yayılma hızı, toplulukların birbirleriyle olan bağlantıları ve dönemin nüfus verileri bir arada değerlendirilerek oluşturuldu. Bu yaklaşım, yazılı kaynakların oldukça sınırlı kaldığı bir dönem için tarihin yeniden kurgulanmasına önemli bir katkı sunuyor.

Araştırmacılar, bu salgının etkilerinin günümüzde de sürdüğünü belirtmektedir. Yaşanan büyük nüfus kaybı ve ardından gelen sömürge dönemi politikaları, Yerli Avustralya toplulukları üzerinde nesiller boyu süren sosyal ve kültürel yaralar açtı. Çalışma, bu tarihin yalnızca geçmişe ait olmadığını, bugünün Avustralya'sını anlamak için de kritik bir bağlam sunduğunu hatırlatıyor.