Görelilik teorisi denince akla hemen Albert Einstein ve 1905 yılı gelir. Ancak bilim tarihi, büyük fikirlerin çoğunlukla tek bir dehadan değil, birbiriyle bağlantılı bir düşünce zincirinden doğduğunu gösterir. Bu bağlamda Fransız matematikçi ve fizikçi Henri Poincaré'nin 1904'teki Saint Louis dersi, meselenin merkezine oturmaktadır.

Poincaré bu derste görelilik ilkesini sistematik biçimde ortaya koymuş; bunu en az hareket ilkesi ve enerjinin korunumu kadar temel bir fizik prensibi olarak sunmuştu. Şimdi yeni bir akademik çalışma, bu tarihi metnin nasıl yayıldığını ve kimlere ulaştığını ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre Poincaré'nin ders metni, Haziran 1905'in sonuna kadar birden fazla kanalda yayımlandı. La Revue des idées ve Bulletin des sciences mathématiques gibi Fransız yayınlarının yanı sıra İngilizce yayın yapan The Monist dergisinde de yer buldu. Üstelik Poincaré'nin La valeur de la science adlı kitabı aracılığıyla daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı.

Araştırmacılar bu sonuca rastgele değil, titiz bir arşiv çalışmasıyla ulaştı: Kütüphane kayıtları, kitap edinim tarihleri, kitapçı reklamları, dönemin basınındaki notlar ve bilim insanları arasındaki yazışmalar incelendi. Elde edilen tablo, Poincaré'nin fikirlerinin hem kurumsal hem ticari hem de entelektüel ağlar aracılığıyla Avrupa ve Kuzey Amerika genelinde hızla dolaşıma girdiğini gösteriyor.

Bu bulgunun önemi salt tarihsel değil. Einstein'ın devrim niteliğindeki 1905 makalelerini yazdığı sırada entelektüel atmosferin nasıl şekillendiğini anlamak için, hangi fikirlerin o dönemde erişilebilir olduğunu bilmek gerekiyor. Poincaré'nin metninin bu denli geniş bir coğrafyaya bu denli kısa sürede yayılmış olması, bilim tarihçilerinin 'görelilik kimin eseri?' sorusuna verdikleri yanıtı daha da nüanslı kılıyor.

Çalışma, büyük bilimsel atılımların yalnızca laboratuvar ya da kağıt üzerinde değil, kitaplar, dergiler ve mektuplar aracılığıyla şekillenen geniş bir fikir ekosistemi içinde filizlendiğini bir kez daha hatırlatıyor.