Yale Çevre Hukuku ve Politikası Merkezi ile Columbia İklim Okulu bünyesindeki CIESIN'in ortaklaşa hazırladığı 2026 Çevre Performans Endeksi (EPI), dünya genelinde sürdürülebilirlik alanındaki gelişmeleri ve geriye kalan zorlukları gözler önüne seriyor.
Endeksin en çarpıcı bulgularından biri, Avrupa ülkelerinin çevresel performans sıralamasında küresel liderliğini korumaya devam etmesi. Sıkı çevre mevzuatı, yenilenebilir enerji yatırımları ve doğa koruma politikaları sayesinde Avrupalı ülkeler, diğer bölgelerin bir hayli önünde yer alıyor.
Öte yandan endeks, dünya genelinde 2050 net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için gereken hızda ilerleme kaydeden ülke sayısının son derece az olduğunu vurguluyor. İklim bilimcilerin uzun süredir altını çizdiği bu tablo, uluslararası iklim taahhütlerinin pratikte yeterince karşılık bulmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sera gazı emisyonlarının ötesinde, hava kirliliğinin azaltılması, su kalitesinin iyileştirilmesi ve orman ile biyoçeşitlilik gibi doğal kaynakların korunması alanlarında da ilerlemenin yavaşladığı görülüyor. Araştırmacılar bu durumu, pandemi sonrası ekonomik toparlanma süreçlerinin çevre önceliklerini geri plana itmiş olabileceğiyle ilişkilendiriyor.
EPI, yüzlerce göstergeyi bir araya getirerek ülkelerin çevre politikalarını sistematik biçimde karşılaştıran nadir akademik araçlardan biri. İki yılda bir güncellenen endeks, hükümetlere ve uluslararası kuruluşlara politika süreçlerinde rehberlik etme işlevi görüyor.
2026 baskısı, küresel çevre yönetişiminde umut verici adımların atıldığını teslim etmekle birlikte, daha büyük bir mesajı net biçimde iletmekten kaçınmıyor: Mevcut tempo, gezegenimiz için belirlenen kritik eşiklere ulaşmak için yeterli değil. Önümüzdeki dönemde politika yapıcıların hem hıza hem de kapsamlı kararlara ihtiyacı olduğu açık.