Kimyasal reaksiyonlar sırasında moleküller, enerji yüzeyinde bir noktadan diğerine geçerken bazen birden fazla olası yol —yani reaksiyon kanalı— arasında seçim yapar. Hangi kanalın baskın olduğunu anlamak; ilaç moleküllerinin nasıl katlandığından, biyokimyasal süreçlerin nasıl işlediğine dek uzanan geniş bir yelpazede belirleyici rol oynar.

Bu soruyu yanıtlamak için bilim insanları uzun süredir Geçiş Durumu Teorisi ve Kramers-Langer teorisine başvurur. Bu teoriler, reaksiyon kanalı seçimini enerji bariyerinin tepe noktasındaki —saddle noktasındaki— yerel geometriye bakarak tahmin eder. Saddle noktasının eğriliği ve bariyer yüksekliği, hangi yolun tercih edileceğini belirlemek için yeterli kabul edilir.

Yeni çalışma bu kabulü doğrudan sorguluyor. Araştırmacılar, Onsager-Machlup yol ağırlığını iki bileşene ayıran matematiksel çerçeveyi kullandı: zamanda antisimetrik olan ve entropi akışıyla ilişkili bileşen ile zamanda simetrik olan ve 'frenezy' olarak adlandırılan bileşen.

Önce temel bir sonucu ispat ettiler: İki tarihsel yol aynı başlangıç ve bitiş noktasını paylaşıyorsa, bu yollar arasındaki entropi farkı yalnızca konservatif olmayan kuvvetin oluşturdukları döngü etrafındaki sirkülasyonuna bağlıdır. Saf gradyan akışlarında ise bu fark her zaman sıfırdır; yani entropi sektörü iki yolu hiçbir zaman birbirinden ayırt edemez.

Bunu gösterdikten sonra araştırmacılar özel bir örnek inşa etti: Eşit bariyer yükseklikleri, özdeş saddle noktası Hessian matrisleri ve aynı uç noktalara sahip iki kanallı bir gradyan peyzajı. Bu sistemde entropi sektörü tamamen devre dışı kalıyor ve tüm yerel saddle noktası teorileri tam olarak %50-%50 seçimi öngörüyor. Oysa sisteme frenezy katkısı eklendiğinde, kanallar arasında belirgin bir asimetri ortaya çıkıyor.

Çalışmanın önemi şu: Reaksiyon kanalı seçimi için saddle noktasını incelemek, matematiksel olarak yetersiz kalabiliyor. Frenezy —yani yolun tersinmez ısı akışının ötesindeki kısmı— dinamiği şekillendirebiliyor. Bu bulgu, özellikle biyofizik ve kimyasal kinetik alanlarında yol istatistiğini modelleyen araştırmacılar için reaksiyon teorisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.