İngilizce konuşanlar arasında son dönemde dikkat çeken bir dilbilgisel yapı, dil bilimcilerin gündemine oturdu. 'I just picked up Margaret and I's cat from the vet' gibi cümlelerde karşılaşılan 'I's' kullanımı, standart dilbilgisi kurallarıyla çelişse de giderek daha fazla kişinin ağzından duyulur hale geliyor.

Standart İngilizce'de bu tür bileşik iyelik yapıları 'Margaret's and my cat' biçiminde kurulmalıdır. Ancak konuşucular, 'and I' gibi kalıpları bütünleşik bir birim olarak algılayıp bu birimin sonuna iyelik 's'i ekleyerek 'and I's' yapısını türetiyor. Bu, dilin sezgisel ve analoji temelli işleyişinin canlı bir örneği.

Dil bilimciler bu olguyu yalnızca bir 'hata' olarak nitelendirmiyor. Aksine, konuşucuların karmaşık dilbilgisel yapıları basitleştirme ve tutarlı hale getirme eğilimini yansıttığını öne sürüyorlar. İnsan beyni dili işlerken çoğu zaman katı kuralları değil, frekans ve analoji gibi örüntüleri esas alır.

Benzer süreçler Türkçe dahil pek çok dilde de gözlemlenmektedir. Dilde değişim kaçınılmazdır ve bu değişimler çoğunlukla 'hata' olarak başlayıp zamanla norma dönüşebilir. Nitekim tarihsel dilbilim, bugün standart kabul edilen pek çok yapının geçmişte 'yanlış' sayıldığını ortaya koymaktadır.

Bu durum aynı zamanda eğitim düzeyi ile dil kullanımı arasındaki ilişkiye dair önemli sorular doğuruyor. Üniversite mezunları arasında da yaygınlaşan bu kullanım, dil değişiminin sosyal sınıf ya da eğitimle basitçe açıklanamayacağını gösteriyor. Sosyodilbilimciler, bu tür yapıların yayılmasında sosyal ağların, medyanın ve günlük konuşma dinamiklerinin belirleyici rol oynadığını vurguluyor.

Sonuç olarak 'I's' kullanımı, dilin canlı, değişken ve kullanıcıları tarafından sürekli yeniden şekillendirilen bir sistem olduğunu bize bir kez daha hatırlatıyor.