Antarktika buz rafları, iklim sisteminin kritik bileşenlerinden biri olup kara buzullarının okyanusa kaymasını engelleyen doğal bir bariyer işlevi görüyor. Ancak yeni bir araştırma, bu bariyer sisteminin beklenenden çok daha kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
Fimbul Buz Rafı'nda 2024 yılı başında yürütülen çalışmada, araştırmacılar okyanus dalgalarının buz ön cephesini nasıl aşındırdığını inceledi. Dalgalar, buz rafının su seviyesiyle kesiştiği noktada zamanla bir çentik oluşturuyor. Bu çentik, uydu kameralarının göremeyeceği kadar dar ve gizli olsa da büyük buz bloklarının kopmasında belirleyici bir rol üstleniyor.
Araştırma ekibi, uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) aracılığıyla buz rafının su altındaki profilini haritaladı. Bu verilerle desteklenen ve ERA5 iklim yeniden analiz sisteminden saatlik dalga verileri kullanılarak çalıştırılan geliştirilmiş model, 7 Ocak - 27 Şubat 2024 tarihleri arasında yaklaşık 110 metrelik bir su seviyesi aşınması öngördü.
Oysa uydu gözlemleri bambaşka bir tablo ortaya koydu. Sentinel-2 uydu görüntülerinden elde edilen ölçümler, aynı dönemde buz raf cephesinin yaklaşık 264-266 metre gerilediğini gösterdi. Model ile gerçek arasındaki bu büyük fark, araştırmacıları iki temel olasılık üzerine düşünmeye yöneltti: ya mevcut erozyon formülleri dalga etkisini yeterince hesaba katmıyor, ya da buz raf çöküşünü tetikleyen başka mekanizmalar devrede.
Ekip ayrıca 1980'den bu yana yaygın biçimde kullanılan White erozyon formülasyonunu geliştirerek düzensiz deniz koşullarını ve kırılma etkilerini daha iyi yansıtan bir spektral yaklaşım önerdi. Bu yenilik, gelecekteki modelleme çalışmaları için önemli bir metodolojik adım niteliği taşıyor.
Sonuçlar, iklim modelleri açısından ciddi bir uyarı niteliğinde. Eğer buz rafı geri çekilmesi tutarlı biçimde hafife alınıyorsa, deniz seviyesi yükselişine ilişkin projeksiyonlar da gerçeği yansıtmıyor olabilir. Araştırmacılar, özellikle dalgalara açık buz raflarında bu dinamiklerin daha ayrıntılı izlenmesi gerektiğinin altını çiziyor.