Onlarca yıldır süregelen bir eğilim artık evlilik istatistiklerine de yansıyor: Üniversitelerde kadın öğrenci sayısı erkekleri açık ara geride bırakırken, bu demografik dönüşüm çift kurma örüntülerini de köklü biçimde etkiliyor.

PsyPost'ta aktarılan yeni bir araştırma, üniversite mezunu kadınların evlilik oranlarının genel olarak istikrarını koruduğunu; ancak bunun arkasında önemli bir değişimin yattığını gözler önüne seriyor. Eğitimli kadınlar artık daha sık olarak üniversite diplomasına sahip olmayan erkeklerle evleniyor. Araştırmacılar bu durumu, yükseköğretimdeki cinsiyet dengesizliğinin kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendiriyor: Yeterli sayıda eğitimli erkek aday bulunmadığında, kadınlar eş tercihlerini buna göre uyarlıyor.

Sosyal bilimlerde uzun süredir gözlemlenen 'eğitim homofilisi' kavramı, benzer eğitim düzeyine sahip bireylerin birbirini tercih etme eğilimini tanımlıyor. Bu araştırma, söz konusu eğilimin en azından üniversite mezunu kadınlar arasında belirgin şekilde zayıfladığına dair kanıtlar sunuyor.

Bulguların belki de en çarpıcı boyutu, tablonun yalnızca bir kesim için değil, farklı gruplar için farklı sonuçlar doğurmasıdır. Üniversite mezunu kadınlar eş havuzunu genişletirken, üniversite eğitimi almamış kadınların evlilik oranları düşüş eğilimi gösteriyor. Bu durum, eğitim düzeyi düşük erkeklerin hem eğitimli hem de daha az eğitimli kadınlarla rekabet etmek zorunda kaldığı karmaşık bir tablo ortaya çıkarıyor.

Araştırma, günümüz toplumlarında eğitim ile evlilik arasındaki ilişkinin nasıl dönüştüğüne dair önemli sorular doğuruyor. Yükseköğretimdeki cinsiyet uçurunun kapanma işaretleri henüz görünmüyorken, bu demografik gerçekliğin aile yapıları ve toplumsal eşitsizlik üzerindeki uzun vadeli etkileri araştırmacıların gündemindeki yerini koruyacak gibi görünüyor.