Alzheimer hastalığının en bilinen genetik risk faktörlerinden biri olan APOE4 geni, taşıyıcılarda hastalık belirtileri ortaya çıkmadan yıllar, hatta on yıllar önce beyinde sessiz sedasız değişikliklere neden olabiliyor. Peki bu gen, beyin üzerindeki etkisini tam olarak nasıl gösteriyor? Yeni bir araştırma bu soruya şimdiye kadarki en somut yanıtlardan birini sunuyor.
Fare modelleri üzerinde gerçekleştirilen çalışmada araştırmacılar, APOE4 geninin Nell2 adlı bir proteinin üretimini artırdığını keşfetti. Yükselen Nell2 düzeyleri, nöronların boyutunu küçülterek bellek işleviyle doğrudan ilişkili beyin devrelerini olağandışı biçimde hiperaktif hale getiriyor. Bu erken dönem aşırı uyarılmanın, farelerin ilerleyen yaşlarında sergilediği bellek sorunlarıyla güçlü bir korelasyon taşıdığı belirlendi.
Araştırmanın dikkat çekici boyutu, salt mekanizmayı ortaya koymakla kalmayıp olası bir müdahale noktası da göstermesi. Bilim insanları yetişkin farelerde Nell2 proteinini baskıladıklarında, APOE4'ün tetiklediği anormal nöronal değişikliklerin büyük ölçüde geri döndüğünü gözlemlediler. Bu bulgu, hastalığın erken evrelerinde devreye girebilecek yeni bir tedavi stratejisinin kapısını aralıyor.
Alzheimer araştırmalarında son yıllarda belirginleşen eğilim, hastalık tam anlamıyla kendini göstermeden önce harekete geçmek üzerine kurulu. Bellek kaybı yaşanmaya başlandığında beyin hasarının çoğu zaman geri döndürülemez olduğu düşünülürse, erken müdahaleye yönelik bu tür bulgular büyük önem taşıyor.
Bununla birlikte, araştırmanın henüz fare deneyleri aşamasında olduğunu ve insan biyolojisine uyarlanabilirliğinin ayrıca doğrulanması gerektiğini vurgulamak gerekiyor. APOE4 genini taşıyan insanlarda da Nell2 yolağının benzer şekilde işleyip işlemediği ve bu proteinin güvenli biçimde hedeflenip hedeflenemeyeceği, önümüzdeki araştırmaların yanıtlaması gereken kritik sorular arasında yer alıyor. Yine de bu keşif, Alzheimer'ın erken biyolojik süreçlerine dair anlayışımıza önemli bir katkı sunuyor.