Kendinizi doğmadan önce bir toplum seçmek zorunda bırakılan biri olarak hayal edin. Nerede, hangi ailede, hangi koşullarda dünyaya geleceğinizi bilmiyorsunuz. Bu durumda nasıl bir düzeni tercih ederdiniz?

Yeni bir sosyal bilimler araştırması, bu felsefi soruyu gerçek insanlara yönelterek son derece ilginç sonuçlara ulaştı. Katılımcılara iki seçenek sunuldu: Herkesin yeterince geçinebildiği ama büyük refah farklılıklarının olmadığı eşit bir toplum ya da çoğunluğun belirgin biçimde daha iyi yaşadığı ancak küçük bir azınlığın kalıcı olarak dezavantajlı konumda kaldığı eşitsiz bir toplum.

Araştırma bulgularına göre katılımcıların büyük bölümü, kendi potansiyel yaşam memnuniyetinden fedakârlık etmeyi göze alarak daha eşitlikçi toplumu seçti. Başka bir deyişle, ortalama mutluluk düzeyi biraz daha düşük olsa bile, hiç kimsenin çok geride bırakılmadığı bir sistemi daha değerli buldular.

Bu tercih, ünlü siyaset felsefecisi John Rawls'ın 'cehalet peçesi' adını verdiği düşünce deneyiyle örtüşüyor. Rawls, insanların toplumsal konumlarını bilmeden karar vermek zorunda kalsalardı daha adil sistemler kuracağını savunmuştu. Araştırma, bu teorik öngörünün gerçek insan tercihleriyle büyük ölçüde uyuştuğunu gösteriyor.

Dikkat çekici olan bir diğer nokta şu: Katılımcılar salt kayıptan kaçınma güdüsüyle değil, gerçek anlamda eşitlik değerini benimseyerek bu seçimi yaptı. Araştırmacılar, bu eğilimin gelir düzeyi veya siyasi görüşten bağımsız olarak geniş bir kesimde gözlemlendiğini vurguluyor.

Bulgular, ekonomik politika tartışmalarında sıkça göz ardı edilen bir boyuta dikkat çekiyor: İnsanlar yalnızca kendi refahlarını maksimize etmekle ilgilenmiyor; toplumun en kırılgan kesimlerinin durumu da onların tercihlerini şekillendiriyor. Bu durum, eşitsizliği azaltmaya yönelik politikaların kamuoyu desteği bulabileceğine dair önemli bir ipucu sunuyor.

Araştırma, sosyal tercihler ve dağılım adaleti üzerine büyüyen literatüre değerli bir katkı sağlarken, bireylerin toplumsal kararları nasıl değerlendirdiğine ilişkin daha derin soruları da gündeme taşıyor.