B12 vitamini, sinir sistemi sağlığından DNA sentezine kadar pek çok kritik biyolojik süreçte rol oynayan, suda çözünen bir vitamindir. Vücut bu vitamini kendi üretemediğinden, dışarıdan alınması zorunludur. Doğal olarak yalnızca hayvansal ürünlerde yeterli miktarda bulunması nedeniyle, vegan ve vejetaryen beslenenlerin büyük çoğunluğu takviye almak durumunda kalıyor.

Spirulina, yıllardır bitkisel B12 kaynağı olarak önerilen bir mavi-yeşil alg türüdür. Ancak burada kritik bir sorun var: Geleneksel yöntemlerle yetiştirilen spirulinada bulunan B12 benzeri bileşikler, insan vücudunun gerçek anlamda yararlanabileceği aktif formda değil. Bu sahte B12 olarak da adlandırılan yapı, metabolizmada işlevsiz kalıyor ve hatta gerçek B12'nin emilimini engelleyebiliyor.

Yeni araştırmada bilim insanları bu engelin üstesinden gelmeyi başardı. Spirulinanın yetiştirildiği ortamda kullanılan ışığın dalga boyu ve yoğunluğunu dikkatli biçimde ayarlayarak algin biyolojik olarak aktif B12 sentezlemesini sağladılar. Kontrollü ışık koşulları altında büyütülen spirulinada ölçülen B12 düzeyleri, sığır etiyle kıyaslanabilir seviyelere ulaştı; bu, bitkisel bir kaynak için son derece dikkat çekici bir sonuç.

Araştırmanın bir diğer önemli boyutu ise çevresel sürdürülebilirlik. Sistemin karbon nötr olarak tasarlanmış olması, hayvansal protein üretimiyle kıyaslandığında çarpıcı bir fark ortaya koyuyor. Hayvancılık sektörünün küresel sera gazı emisyonlarına katkısı göz önünde bulundurulduğunda, bu tür alternatif sistemlerin önemi daha da belirgin hale geliyor.

Bulgular henüz erken aşamada olsa da, ışık kontrollü spirulina yetiştiriciliğinin ilerleyen dönemde hem takviye gıda endüstrisi hem de sürdürülebilir tarım açısından önemli bir seçenek haline gelebileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, sistemin ölçeklendirilmesi ve maliyetlerin düşürülmesi konusunda çalışmalarını sürdürüyor.