Tropikal örs bulutları, güçlü konvektif sistemlerin üst troposferde oluşturduğu geniş, yayvan bulut yapılarıdır. İklim sistemi üzerindeki etkileri oldukça karmaşıktır: Hem güneş ışınımını yansıtarak soğutma hem de yeryüzünden yükselen uzun dalga boylu ısıyı tutarak ısıtma etkisi yaparlar. Bu nedenle örs bulutlarının küresel ısınmayla birlikte nasıl değişeceği, iklim duyarlılığı tahminleri açısından kritik bir soru olmuştur.

'Kararlılık-iris hipotezi' olarak bilinen teoriye göre, yüzey sıcaklığı arttıkça örs bulutları troposferin daha yüksek ve daha kararlı katmanlarına yükselir. Bu daha kararlı ortamın bulut oluşumunu baskılayacağı ve dolayısıyla örs bulut miktarının azalacağı düşünülüyordu. Azalan örs bulutları ise daha fazla ısı kaçışına izin vererek bir tür negatif geri besleme — yani ısınmayı frenleyici bir mekanizma — oluşturabilirdi.

Ancak yeni çalışma bu zincirin ilk halkasını kırıyor. Araştırmacılar analitik hesaplamalar aracılığıyla şunu gösterdi: Isınmayla birlikte gözlemlenen statik kararlılık artışı, aslında yüksek irtifadaki havanın yoğunluğunun azalmasından kaynaklanıyor. Bu etki, basınç koordinatlı atmosfer formülasyonlarında kendiliğinden ortaya çıkıyor; fakat bulut oluşumunu dinamik olarak kısıtlayan gerçek bir fiziksel mekanizma değil.

Çalışmanın önemli bir ayağını da RCEMIP (Radyatif-Konvektif Denge Model Karşılaştırma Projesi) kapsamındaki simülasyon topluluğu oluşturuyor. Farklı iklim modellerinden elde edilen bu simülasyonlar, kararlılık artışının tutarlı biçimde gözlemlendiğini doğruluyor. Ancak aynı simülasyonlarda örs bulutu miktarında, örs seviyelerine ulaşan konvektif nem akısında ya da bu akının bulutluluğa dönüşüm verimliliğinde belirgin ve sistematik bir değişim bulunmuyor.

Bu bulgular, örs bulutlarının ısınmayla birlikte azalacağına dair teorik beklentinin sağlam bir temele dayanmadığını gösteriyor. Sonuçlar aynı zamanda iklim modellerinde bulut geri beslemelerinin nasıl yorumlandığını ve hangi mekanizmaların gerçekten işlevsel olduğunu yeniden sorgulatıyor. Örs bulutlarının gelecekteki davranışı, iklim projeksiyonlarındaki en büyük belirsizlik kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.