Kasırga araştırmaları tarihsel olarak Kuzey Amerika'nın orta enlemlerine, özellikle de ABD'nin ünlü 'Kasırga Koridoru'na odaklanmıştır. Bu durum, tropik bölgeler için geliştirilen tahmin modellerinin yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Filipinler'de yürütülen yeni bir çalışma, bu boşluğu doldurmak için önemli bir adım atıyor.

Araştırmacılar, 1900'lü yılların başından 2025'e kadar uzanan dönemi kapsayan 1.186 kasırga ve su hortumu raporunu bir araya getirerek bunları ERA5 atmosfer verileriyle eşleştirdi. Böylece Filipin takımadası için ilk sistematik kasırga iklimbilimi oluşturulmuş oldu.

Veriler, kasırga aktivitesinin coğrafi olarak oldukça belirgin bir dağılım sergilediğini gösteriyor. Olaylar, her büyük ada grubunda bir tane olmak üzere üç ana koridor boyunca toplanıyor ve bu koridorlar büyük ölçüde dağlık alanlarla çevrili. Bu durum, dağların atmosfer üzerindeki yönlendirici etkisine dikkat çekiyor.

Mevsimsel örüntü de son derece belirgin: Kasırga ve su hortumu vakalarının büyük bölümü Mayıs ile Ekim ayları arasında gerçekleşiyor. Bu pencere, bölgedeki yıllık gök gürültülü fırtına sıklığıyla neredeyse birebir örtüşüyor.

Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu, atmosferin termodinamik ve kinematik özellikleri arasındaki çarpıcı zıtlık. Filipinler'deki konvektif kullanılabilir potansiyel enerji (CAPE) değerleri, ABD Great Plains ortalamasının üzerinde seyrediyor; yani atmosfer kasırga oluşumu için gereken enerjiyi fazlasıyla barındırıyor. Ancak 0-6 km arasındaki toplu rüzgar farkı oldukça düşük kalıyor. Bu kinematik yetersizlik, kasırgaların neden çoğunlukla zayıf ve kısa süreli olduğunu açıklıyor.

Bu bulgular, kasırga tahmininde yaygın biçimde kullanılan parametrelerin tropikal koşullara doğrudan uygulanamayacağını ve bölgeye özgü eşik değerlerinin geliştirilmesi gerektiğini gösteriyor. Filipinler gibi kasırgaların tarihsel olarak göz ardı edildiği tropikal ülkeler için bu çalışma, afet risk yönetimi ve erken uyarı sistemlerinin iyileştirilmesine katkı sunabilir.