Paleontoloji dünyasında köklü bir yanlış anlamanın düzeltilme vakti geldi. Yıllarca 'Amerikan çitası' adıyla bilinen Miracinonyx cinsi, uzun bacakları ve hafif yapısıyla çitaya olan görsel benzerliği nedeniyle bu ismi almıştı. Ancak yeni fosil bulguları, bu büyük kedinin aslında çitayla değil, pumayla akraba olduğunu kesin biçimde ortaya koyuyor.
Kanada'nın Yukon bölgesinde bulunan fosillerden elde edilen veriler, bu türün beslenme alışkanlıkları hakkında da şaşırtıcı ipuçları sunuyor. Kuzey popülasyonlarına ait kemik kalıntılarındaki izotop analizleri, bu hayvanların diyetinde su kaynaklı besinlerin önemli bir yer tuttuğuna işaret ediyor. Bilim insanları, bölgedeki koşulları da göz önünde bulundurarak bu besinlerin büyük olasılıkla somon gibi göçmen balıklar olduğunu düşünüyor.
Bu bulgu oldukça dikkat çekici; zira modern puma ve çita gibi büyük kedigiller genellikle katı kara avcıları olarak bilinir. Miracinonyx'in balık yiyebildiğinin anlaşılması, türün davranışsal esnekliğinin daha önce kabul edilenden çok daha geniş olduğuna işaret ediyor.
Öte yandan güneyde yaşayan bireyler tamamen farklı bir tablo çiziyor. Bu popülasyonların beslenme örüntüleri, klasik kara avcılığıyla uyumlu; yani kuzey ve güney arasında belirgin bir ekolojik ayrışma söz konusu.
Araştırma, yalnızca tek bir türün sınıflandırılmasını düzeltmekle kalmıyor; aynı zamanda paleontolojide sıkça başvurulan 'benzer görünüm, benzer akrabalık' varsayımının ne denli riskli olabileceğini de hatırlatıyor. Yakınsak evrim, birbirleriyle hiç akraba olmayan türleri dışarıdan neredeyse aynı görünüme büründürebilir.
Pleistosen döneminin Kuzey Amerika'sı, bugün hayal bile edemeyeceğimiz bir büyük kedi çeşitliliğine ev sahipliği yapıyordu. Bu yeni bulgular, o dönemin ne kadar karmaşık ve dinamik bir ekosisteme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.