Avustralya federal hükümeti, teknoloji şirketlerini kullanıcılarının güvenliğine karşı yasal olarak sorumlu tutacak kapsamlı bir yasa taslağını kamuoyuyla paylaştı. 'Dijital özen yükümlülüğü' olarak adlandırılan bu düzenleme, çevrimiçi platformların yalnızca pasif birer içerik taşıyıcısı olarak değil, aktif birer koruyucu olarak hareket etmesini öngörüyor.
Yasa taslağına göre sosyal medya şirketleri, haber platformları ve diğer dijital hizmet sağlayıcılar; nefret söylemi, siber zorbalık, taciz ve zararlı içeriklerin yayılmasını önlemek için somut adımlar atmak zorunda kalacak. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen platformlar yasal yaptırımlarla karşılaşabilecek.
'Özen yükümlülüğü' kavramı, aslında hukuk dünyasında yeni değil. Tıp, inşaat ve iş güvenliği gibi alanlarda uzun süredir uygulanan bu ilke, artık dijital alana taşınıyor. Buna göre platformlar, kullanıcılarına zarar verebilecek riskleri öngörmek ve bu riskleri azaltmak için makul önlemleri almakla yükümlü tutulacak.
Düzenleme, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere savunmasız kullanıcı gruplarını hedef alan içeriklere karşı daha güçlü koruma mekanizmaları oluşturmayı amaçlıyor. Algoritmaların zararlı içerikleri nasıl önerdiği ve platformların bu süreçteki rolü de yasanın kapsamı içinde değerlendiriliyor.
Avustralya'nın bu adımı, uluslararası arenada yalnız değil. Avrupa Birliği'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve İngiltere'nin Çevrimiçi Güvenlik Yasası gibi düzenlemeler, büyük teknoloji şirketlerine yönelik yasal sorumlulukların küresel ölçekte genişlediğine işaret ediyor. Ancak eleştirmenler, bu tür yasaların ifade özgürlüğünü zedeleyip zedelemeyeceği ve denetimin pratikte nasıl sağlanacağı konusundaki soru işaretlerini dile getirmeyi sürdürüyor.
Yasa taslağı şu an kamuoyu görüşüne açık olup, ilgili paydaşların geri bildirimleri doğrultusunda şekillenmeye devam edecek. Düzenlemenin yasalaşması halinde Avustralya, dijital platform sorumluluğu konusunda en kapsamlı yasal çerçevelerden birine sahip ülkeler arasına girecek.