Paleontoloji tarihinin en ilgi çekici bulgularından biri, fosil bir dinozor dışkısının içinden çıktı. Yaklaşık 66 milyon yıl öncesine tarihlenen bu koprolit, yani taşlaşmış dışkı, içinde muhteşem biçimde korunmuş bir kuş tüyü barındırıyor. Bilim insanları, bu dışkının genç bir Tyrannosaurus rex'e ait olabileceğini öne sürüyor.

Kretase döneminin son evresine ait olan bu bulgu, dinozorlarla kuşların ataları arasındaki ekolojik ilişkiye dair somut kanıtlar sunması bakımından büyük önem taşıyor. O dönemde kuşlar, modern atalarına kıyasla çok daha küçük ve kırılgan canlılardı; dolayısıyla büyük etçil dinozorların avı olmak onlar için kaçınılmaz bir risk oluşturuyordu.

Tüyün koprolit içinde bu kadar iyi korunmuş olması, araştırmacıları da şaşırttı. Fosil dışkılar genellikle kemik parçacıkları ya da bitki kalıntıları gibi sert materyaller içerir; ince ve organik yapıdaki tüylerin bu süreçten sağlam çıkması ise son derece istisnai bir durum. Bu olağanüstü koruma, tüyün mineral bakımından zengin bir ortamda hızla fosilleşmesine bağlanıyor.

Araştırmacılar tüyün mikroyapısını ve kimyasal bileşimini analiz ederek hangi kuş grubuna ait olduğunu belirlemeye çalışıyor. Elde edilen ilk bulgular, tüyün Kretase döneminde yaşamış ilkel kuş gruplarından birine ait olduğuna işaret ediyor. Bu bilgi, o dönemin kuş çeşitliliği hakkındaki mevcut tabloya yeni bir katman ekliyor.

Bunun yanı sıra bu bulgu, büyük etçil dinozorların beslenmesine ilişkin dolaylı ama güçlü bir kanıt niteliği taşıyor. Tyrannosaurus rex gibi devasa avcıların yalnızca büyük omurgalılarla beslenmediği, fırsatçı bir tavırla küçük kuşları da yutabildiği anlaşılıyor. Bu da söz konusu ekosistemin sandığımızdan çok daha karmaşık besin ağlarına sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

Kitlesel yok oluştan hemen önce yaşanan bu an, dinozorlar çağının son solukları olarak tarihe geçti. Bu küçük tüy parçası ise o dev çağdan bize kalan ender ve kıymetli bir hatıra niteliği taşıyor.