Tropikal siklonlar, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve büyük can ile mal kayıplarına yol açan en yıkıcı doğa olayları arasında yer alıyor. Bu nedenle siklonların nasıl oluştuğunu, nereye gittiğini ve ne kadar güçleneceğini önceden tahmin edebilmek büyük önem taşıyor.

Princeton Üniversitesi'nden bir araştırma ekibi, bu zorluğa yanıt vermek amacıyla PepC-Global adını verdikleri kapsamlı bir modeli bilim dünyasıyla paylaştı. Model, daha önce geliştirilen Princeton Çevre Bağımlı Olasılıksal Tropikal Siklon (PepC) çerçevesinin küresel ölçeğe taşınmış hali olarak tanımlanıyor.

PepC-Global'in en belirgin özelliği, siklon yaşam döngüsünü üç ana bileşen üzerinden ele alması: siklonun doğuşu (genesis), izlediği yol (track) ve kazandığı şiddet (intensity). Bu üç süreç birbirinden bağımsız değil, birbirine bağlı ve büyük ölçekli çevresel değişkenlerle —örneğin deniz yüzey sıcaklığı ve atmosferik basınç örüntüleri— ilişkilendirilerek modelleniyor.

Sistem aynı zamanda farklı okyanus havzaları için ayrı kalibrasyon yapabiliyor; Atlantik, Pasifik veya Hint Okyanusu gibi bölgelerin kendine özgü iklim koşullarını tek bir birleşik model çatısı altında yansıtabiliyor. Bu özellik, havza bazında daha gerçekçi tahminler üretmesini sağlıyor.

Modelin öne çıkan bir diğer yeniliği ise karaya çıkan siklonların zayıflama sürecini modellerken iklim koşullarına duyarlı bir yapı kullanması. Geleneksel modeller bu süreç için sabit oranlar kullanırken PepC-Global, arazi üzerindeki çevresel koşullara göre değişen dinamik bir zayıflama hesabı yapıyor. Bu sayede iklim değişikliğinin siklon davranışına olası etkileri daha hassas biçimde yakalanabiliyor.

Araştırmacılar, modeli geçmiş gözlem verileriyle sistematik olarak karşılaştırdı. Sonuçlar, PepC-Global'in havza bazında siklon sıklığını, mevsimsel örüntüleri, yıllar arasındaki değişkenliği ve coğrafi dağılımı büyük ölçüde doğru biçimde yeniden oluşturabildiğini gösteriyor. Ayrıca her üç modül de örnek dışı testlerde yaygın olarak kullanılan doğrusal modelleri geride bıraktı.

Bu çalışma, hem operasyonel fırtına tahminlerine katkı sunma hem de iklim değişikliği senaryolarında tropikal siklon riskini değerlendirme potansiyeli taşıyor.