Grönland ve Antarktika'yı kapsayan ve yaklaşık yarım yüzyıllık uydu verilerinden oluşan rekor uzunluktaki bir gözlem arşivi, kutup buzullarının durumuna ilişkin şimdiye kadarki en kapsamlı fotoğrafı ortaya koydu. Buna göre her iki kutup bölgesi de 1970'lerin başından itibaren toplamda 11,3 trilyon metrik ton buz yitirdi; bu muazzam kayıp, küresel deniz seviyesini 3 santimetrenin üzerinde yükseltti.

Araştırmanın belki de en çarpıcı boyutu, buzul kaybının arkasındaki mekanizmaya dair. Bilim çevrelerinde yüzey erimesi sıkça gündeme gelse de veriler, asıl kaybın buzulların okyanusa doğru giderek hızlanan akışından ileri geldiğini gösteriyor. Yani buzun erimesinden önce, buzulların kendilerinin denize kayması belirleyici etken olarak öne çıkıyor. Bu ayrım, iklim değişikliğinin kutuplardaki etkilerini modelleme ve gelecekteki deniz seviyesi tahminlerini oluşturma açısından kritik bir önem taşıyor.

Grönland, buzullarını okyanuslara boşaltan devasa buz akıntılarıyla bu sürece büyük katkıda bulunurken Antarktika'da da benzer bir tablo gözlemleniyor. Her iki bölgede de buzulların akış hızındaki artış, onlarca yıllık veri setiyle net biçimde izlenebilir hale geldi.

Araştırmacılar, bu uzun soluklu kaydın yalnızca geçmişi belgelemekle kalmadığını, aynı zamanda gelecekteki değişimlerin öngörülmesi için sağlam bir temel sunduğunu belirtiyor. Mevcut modeller genellikle kısa dönemli gözlemlere dayandığından, yarım asrı aşkın bu veri serisi iklim bilimcilere önemli bir avantaj sağlıyor.

Deniz seviyesindeki 3 santimetrelik artış, ilk bakışta mütevazı görünebilir. Ancak bu rakamın yalnızca kutup kaynaklı katkıyı yansıttığı ve küresel ölçekte milyonlarca kıyı sakinini etkileyen bir yükseliş sürecinin parçası olduğu düşünüldüğünde tablo çok daha ciddi bir hal alıyor. Bilim insanları, buzul akış hızındaki artışın önümüzdeki on yıllarda da sürmesi halinde deniz seviyesi projeksiyonlarının yukarı yönlü güncellenmesi gerekebileceği uyarısında bulunuyor.