Stanford Üniversitesi araştırmacıları, yapay zekanın ruh sağlığı desteğinde yeni bir dönüm noktası yaratabilecek bir sistem geliştirdi. CoPoLLM (Cognitive Policy-driven Large Language Model) adlı bu framework, duygusal destek görüşmelerinde bilişsel çarpıtmaları tespit edip bunlara müdahale edebilen ilk sistem olma özelliği taşıyor.

Geleneksel yapay zeka sistemleri, duygusal zorlanma yaşayan kişilere genellikle yüzeysel rahatlama sağlıyor. Ancak yeni sistem, 'felaketleştirme' veya 'ya hep ya hiç düşüncesi' gibi olumsuz düşünce kalıplarını fark edebiliyor ve bunlara karşı strukturlu müdahaleler geliştirebiliyor.

Araştırma ekibi, bu çalışma için CogBiasESC adlı özel bir veri seti oluşturdu. Bu veri seti, mevcut duygusal destek görüşmesi kayıtlarını bilişsel çarpıtma etiketleriyle zenginleştiriyor ve her çarpıtmanın türünü, şiddetini ve güvenlik risk seviyesini belirliyor.

CoPoLLM sisteminin en dikkat çekici özelliği, sadece tespit yapmaması, aynı zamanda terapötik müdahale stratejileri de geliştirebilmesi. Sistem, kişinin ifadelerindeki zararlı düşünce kalıplarını analiz ederek, bilişsel davranışçı terapi prensiplerine dayanan öneriler sunabiliyor.

Bu gelişme, özellikle ruh sağlığı hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde büyük potansiyel taşıyor. Uzmanlar, yapay zeka destekli terapötik araçların gelecekte profesyonel psikolojik desteği tamamlayıcı rol oynayabileceğini öngörüyor.