Bilimsel isimlendirme sistemine bakıldığında, özellikle yumuşakçaların neden bu kadar çok Yunanca isimle anıldığı merak konusu. Tokyo Üniversitesi Müzesi'nden evrimsel paleontolog Taro Yoshimura, bu durumun tesadüf olmadığını ve bilimsel isimlerin aslında onları yaratan dönemin kültürünü yansıttığını söylüyor.

Shakespeare'in ünlü oyununda Juliet'in dediği gibi 'gül başka isimle anılsa da kokusu değişmez' ama yumuşakçalar söz konusu olduğunda durum biraz farklı. Yoshimura'ya göre, Homo sapiens dahil tüm canlıların bilimsel isimleri objektif etiketler gibi görünse de, gerçekte bunlar birer zaman kapsülü niteliğinde.

Bilimsel isimlendirmede Yunanca ve Latince kökenli terimlerin ağırlığı, özellikle yumuşakçalarda dikkat çekici boyutlarda. Bu durum, sistematik biyolojinin geliştiği dönemlerde bilim insanlarının aldığı klasik eğitimin bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli nokta, bilimsel isimlendirmenin ne kadar yavaş evrildiği. Tıpkı salyangozların yavaş hareket etmesi gibi, bu isimlendirme geleneği de asırlar boyunca büyük değişiklik göstermeden sürdürülmüş.