Avustralya'daki Flinders Üniversitesi araştırmacıları, araç içinde metamfetamin kullanımının yarattığı çevre sağlığı risklerini bilimsel yöntemlerle inceliyor. Çalışma, özellikle 'üçüncü el kontaminasyon' olarak adlandırılan duruma odaklanıyor - yani madde kullanımından sonra yüzeylerde kalan kalıntıların yarattığı sağlık tehlikelerine.
Araştırma ekibi, kontrollü laboratuvar koşullarında araç iç mekanlarında kalan metamfetamin kalıntılarının davranışını analiz etti. Elde edilen sonuçlar, pencere açma ve havalandırma sistemlerinin bu kimyasal kalıntıları önemli ölçüde azalttığını ancak tamamen ortadan kaldıramadığını gösteriyor.
Özellikle araçların plastik panel, cam ve metal gibi sert yüzeylerinde metamfetamin molekülleri uzun süre tutunabiliyor. Bu durum, araçların ikinci el satışında veya kiralama sırasında fark edilmeyen bir sağlık riski oluşturabiliyor.
Çevre sağlığı uzmanları, bu tür kontaminasyonun sadece doğrudan temas yoluyla değil, buharlaşma ve solunumla da insan vücuduna geçebileceğini belirtiyor. Araştırmanın sonuçları, özellikle kullanılmış araç alım-satımında ve toplu taşıma araçlarının hijyen protokollerinde önemli uygulamalara sahip olacak.