Bilim dünyasında uzun yıllar boyunca kabul gören bir inanış ciddi şekilde sorgulanıyor. Testosteronun erkeklerde riskli davranışlara yol açtığı düşüncesi, 17 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği kapsamlı bir araştırmayla çürütüldü.

PsyPost'ta yayınlanan meta-analiz çalışması, testosteron düzeyi ile risk alma eğilimi arasındaki ilişkinin neredeyse sıfır olduğunu gösteriyor. Bu bulgu, özellikle finansal piyasalarda alınan riskli kararların ve genel olarak 'erkeksi' sayılan davranışların hormonsal temellerle açıklanma biçimini yeniden düşündürüyor.

Araştırmacılar, davranışsal farklılıkların hormonlardan çok sosyal öğrenme, kültürel beklentiler ve kişilik özellikleri gibi faktörlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor. Bu durum, cinsiyet rollerini biyolojik determinizmle açıklama eğiliminin ne kadar yanıltıcı olabileceğini gösteriyor.

Meta-analiz sonuçları, sadece akademik çevreleri değil, finans sektöründen sosyal politikalara kadar geniş bir alanı etkileyebilecek nitelikte. Erkek yatırımcıların doğaları gereği daha riskli kararlar aldığı varsayımının bilimsel temelden yoksun olması, bu alandaki yaklaşımları da değiştirebilir.