18. yüzyılın büyük entelektüel devrimi olan Aydınlanma hareketi, günümüzde beklenmedik bir çıkmazda. Hem muhafazakar hem de radikal kesimler bu düşünce geleneğini farklı nedenlerle hedef alıyor.
Felsefe alanında uzman Eliane Glaser'a göre, Aydınlanma eleştirilerinin bir kısmı haklı gerekçelere dayanıyor. Hareketin bazı temsilcilerinin elitist yaklaşımları ve dönemin sömürgecilik anlayışı gerçekten de sorgulanması gereken yönler. Ancak bu eleştiriler, Aydınlanma'nın temel değerlerini tamamen reddetme gerekçesi sayılamaz.
Glaser, asıl çözümün Aydınlanma'nın en güçlü mirasında yattığını savunuyor: sürekli eleştiri geleneği. Bu yaklaşım, hiçbir düşünceyi dogmatik olarak kabul etmeyi reddeder ve her türlü otoriteyi sorgulama cesareti gösterir.
Modern bilimin temellerini atan deneysel yöntem, insan haklarının felsefi temelleri ve demokratik kurumların mantığı -hepsi Aydınlanma düşüncesinin ürünü. Bu kazanımları korurken, aynı eleştirel ruhu kullanarak çağımızın sorunlarına yeni çözümler geliştirebiliriz.
Glaser'ın önerisi, ne körü körüne gelenekçilik ne de her şeyi yıkıcı radikallik. Bunun yerine, akıl ve eleştirel düşünceyi rehber alarak sürekli kendini yenileyen bir yaklaşım benimsiyor.