Yaşamdaki moleküllerin neden belirli bir 'el tercihi' gösterdiği sorusu, bilim dünyasını 150 yıldır meşgul ediyor. DNA ve RNA gibi temel biyomoleküller, ayna görüntülerinden farklı olan kiral yapılara sahip ve yaşam sistemleri bunların yalnızca bir formunu kullanıyor.

Yeni yayınlanan araştırma, bu seçiciliğin arkasında spin-bağımlı elektron taşınımının yattığını öne sürüyor. Kiral moleküllerdeki elektronlar, molekülün geometrik yapısı nedeniyle belirli spin yönlendirmelerine sahip oluyor. Bu durum, 'kiralik-kaynaklı spin seçiciliği' olarak adlandırılan CISS etkisini doğuruyor.

Araştırmacılar, erken Dünya koşullarında bol miktarda bulunan magnetit minerallerinin bu süreçte kritik rol oynadığını belirtiyor. RNA öncü moleküllerinin magnetit yüzeylerinde kristalleşmesi sırasında, manyetik alanlar elektron spinleriyle etkileşime girerek belirli kiral formların tercih edilmesine neden oluyor.

Çalışmada, kiral moleküllerdeki toplam açısal momentum vektörünün manyetik anizotropi tarafından belirlenen kolay eksen boyunca hizalandığı gösteriliyor. Bu hizalanma, iki enantiomer arasında farklı sonuçlar doğurarak, yaşamın bugün kullandığı D-RNA formunun seçilmesini açıklayabiliyor.