Bilim insanları, beyin ve canlı organizmalar gibi karmaşık sistemlerin uyum kapasitesini ifade eden 'plastisite' kavramını ilk kez sayısal olarak ölçebilecek bir yöntem geliştirdi. Bu çığır açan çalışma, şimdiye kadar yalnızca tanımlayıcı bir kavram olan plastisiteyi matematiksel bir çerçeveye oturtarak bilim dünyasında yeni kapılar açıyor.

Araştırmacıların geliştirdiği ağ tabanlı çerçevede, plastisite sistem büyüklüğü ile sistem elemanları arasındaki bağlantı gücünün oranı olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşıma göre, sistem büyüklüğü erişilebilir durum uzayının boyutunu belirlerken, bağlantı gücü sistemin hangi rejimde çalışacağını ayarlıyor.

Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri, optimal plastisite seviyesinin orta düzeyde bağlantı gücünde ortaya çıkmasıdır. Bu seviye, sistemin hem değişim kapasitesini hem de tutarlılığını koruma yeteneğini dengeleyen kritik bir noktayı temsil ediyor.

Bu denge noktası, 'kritik rejim' olarak adlandırılan teorik bir kavramla örtüşüyor ve araştırmacılara farklı sistemlerin uyum kapasitelerini karşılaştırmak için standartlaştırılmış bir ölçü birimi sunuyor. 'Etkili plastisite' olarak adlandırılan bu yeni ölçü, çeşitli sistemlerin adaptif etkinliğini objektif olarak değerlendirme imkanı veriyor.