ABD'nin en büyük haliçi olan Chesapeake Körfezi, artık yüzen plastik çöplerin tehdidi altında. Smithsonian Enstitüsü ve Barcelona Üniversitesi'nden araştırmacıların ortaklaşa yürüttüğü güncel bir çalışma, bu ekolojik açıdan kritik su kütlesinin plastik atık kirliliğinden nasibini aldığını belgeledi.

Chesapeake Körfezi; Maryland ve Virginia eyaletleri arasında uzanan, yaklaşık 18 milyon kişinin yaşadığı geniş bir havzaya hizmet eden ve dünya genelinde en önemli haliçler arasında gösterilen bir su ekosistemi. Zengin balık türleri, deniz kabukluları ve su kuşu popülasyonlarıyla bölgenin hem ekolojik hem de ekonomik omurgasını oluşturuyor.

Araştırma, yüzen çöplerin yalnızca açık denizlerde ya da turistik sahillerde görülen bir sorun olmadığını; nehir ağları ve kentsel yüzey akışı aracılığıyla kapalı ve yarı kapalı su sistemlerine de kolaylıkla ulaşabildiğini kanıtlıyor. Gözlemlenen atıkların büyük çoğunluğunu tek kullanımlık plastikler oluşturuyor; poşetler, ambalaj malzemeleri ve plastik şişeler kirlilik tablosuna hâkim.

Bilim insanları, mikroplastiklere dönüşen bu atıkların su altı besin zincirine karışarak balıklar ve diğer deniz canlıları üzerinde ciddi biyolojik baskı oluşturduğunu vurguluyor. Körfezdeki omurgasız türler ve genç balık popülasyonları bu kirliliğe özellikle duyarlı.

Çalışma aynı zamanda politika yapıcılara ve kamuoyuna somut bir mesaj da iletiyor: Kıyı ekosistemlerini korumak için tek kullanımlık plastiklerin üretim ve tüketimini azaltmak, geri dönüşüm altyapısını güçlendirmek ve kentsel atık yönetimini iyileştirmek şart. Araştırmacılar, önlem alınmadığı takdirde bu tür hassas ekosistemlerin geri dönülemez biçimde zarar görebileceği konusunda uyarıyor.

Chesapeake Körfezi örneği, plastik kirliliğinin küresel ölçekte ne denli yaygın ve sinsi bir sorun hâline geldiğinin somut bir yansıması niteliğinde.