İklim değişikliğinin en kaygı verici sonuçlarından biri, Kuzey Kutbu'ndaki permafrost tabakalarının erimesiyle atmosfere salınan karbon miktarının artmasıdır. Ancak yeni bir araştırma, bu sürecin gözden kaçan bir boyutunu gün yüzüne çıkardı: kaya ayrışması.

Kaya ayrışması, kayaların su ve karbondioksitle uzun süreli kimyasal etkileşime girerek parçalanması sürecidir. Bu reaksiyon sırasında atmosferdeki CO2 kimyasal olarak bağlanır ve böylece doğal bir karbon tutma mekanizması işlemeye başlar. Normalde yavaş ilerleyen bu jeolojik sürecin, permafrost erimesiyle birlikte belirgin biçimde hızlandığı gözlemlendi.

Bilim insanları, permafrost çözüldükçe daha önce donmuş olan toprak katmanlarının geçirgenleştiğini ve suyun derinlere işleyerek kayaları daha fazla aşındırdığını öne sürüyor. Bu aşınma süreci, atmosferden kayda değer miktarda karbon çekebiliyor.

Araştırmanın çarpıcı bulgusu şu: Bazı bölgelerde kaya ayrışmasıyla gerçekleşen bu karbon emilimi, aynı bölgedeki nehirlerin sera gazı salımını tamamen dengeleyecek, hatta geçecek kadar güçlüydü. Bu durum, permafrost erimesinin iklim üzerindeki net etkisinin sanılandan daha karmaşık bir denklem içerdiğine işaret ediyor.

Öte yandan araştırmacılar, bulguları gereğinden fazla iyimser bir çerçevede yorumlamaya karşı uyarıyor. Kaya ayrışmasının yoğunluğu bölgeye göre büyük farklılıklar gösteriyor; jeolojik yapı, iklim koşulları ve permafrost erime hızı bu etkinin ne kadar belirgin olacağını doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla bu mekanizmanın küresel ölçekte anlamlı bir denge unsuru oluşturup oluşturmayacağı sorusu yanıt bekliyor.

Bununla birlikte bulgular, iklim modellerine yeni bir katman ekliyor. Permafrost bölgelerini yalnızca karbon kaynağı olarak ele alan klasik yaklaşım artık sorgulanıyor. Jeolojik süreçlerin de iklim döngüsüne dahil edildiği daha bütüncül modeller, gelecekteki iklim projeksiyonlarını önemli ölçüde değiştirebilir.