King's College London'da yürütülen yeni bir araştırma, uzaktan çalışma tartışmalarında sıklıkla göz ardı edilen bir gruba odaklanıyor: babalar. Araştırma, babaların büyük çoğunluğunun evden çalışmayı arzu ettiğini, ancak bunu açıkça talep etmekte ciddi güçlük çektiğini ortaya koyuyor.
Çalışmada üç farklı veri kaynağı kullanıldı: Birleşik Krallık Çalışma Düzenleri ve Tutumları Anketi (SWAA-UK), Understanding Society ve İşgücü Anketi. Yalnızca SWAA-UK verileri kapsamında, Haziran 2025 itibarıyla haftada en az 35 saat çalışan 8.123 tam zamanlı babanın yanıtları analiz edildi.
Bulgular çarpıcı: Babalar esnek çalışma düzenlerine geçmek istediklerini belirtirken, bu talebin iş yerindeki imajlarına zarar verebileceğini düşünüyorlar. 'Kariyer cezası' olarak adlandırılan bu algı, babaların haklarını kullanmalarının önünde somut bir engel oluşturuyor.
Araştırmacılar, bu durumun sonuçlarının bireysel ötesine geçtiğini vurguluyor. Eğer uzaktan çalışma yalnızca annelerin başvurduğu bir seçenek olarak algılanmaya devam ederse, toplumsal cinsiyet eşitsizliği pekişiyor; bakım sorumluluğu kadınlara yüklenmeye devam ediyor ve iş yerindeki kariyer fırsatları eşitsiz kalıyor.
Öte yandan araştırma, babaların evden çalışabildiği durumlarda aile refahının belirgin biçimde iyileştiğine dair işaretler de içeriyor. Çocuklarla geçirilen nitelikli zaman artıyor, ebeveynler arası iş yükü daha dengeli dağılıyor ve bireylerin iş tatmini yükseliyor. Bu tablonun doğurganlık kararları üzerinde de olumlu bir etki yaratma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.
Araştırmacılar, işverenlere ve politika yapıcılara önemli bir mesaj veriyor: Esnek çalışmayı gerçek anlamda kapsayıcı kılmak için yalnızca yasal düzenleme yetmiyor. Kurumsal kültürün dönüşmesi ve babaların bu haklarını kullandıklarında kariyer bedeliyle yüzleşmeyeceklerine dair güvencenin oluşturulması gerekiyor. Aksi hâlde esnek çalışma, kâğıt üzerinde herkese açık ama pratikte yalnızca belirli bir kesime ait bir ayrıcalık olmaya devam edecek.