Bilinen en büyük kara delikler, milyarlarca güneş kütlesine ulaşabilen 'ultramassif' yapılardır. Ancak bir grup araştırmacı şimdi bunun da ötesini hayal ediyor: Galaksilerin tamamından daha kütleli olabilecek, 'akıl almaz büyüklükte kara delikler' (stupendously large black holes - SLABS).

Fizikçi Brian Lacki bu alanda öncü çalışmalar yürütüyor. Lacki'ye göre bu devasa yapıların varlığını doğrudan gözlemlemek son derece güç, zira evrende bu ölçeğe ulaşmış bir kara deliğin nasıl oluşabileceğini açıklayan standart bir mekanizma henüz bilinmiyor. Bununla birlikte araştırmacılar, dolaylı yöntemlerle bu nesnelerin izini sürmeye çalışıyor.

Bu kara deliklerin ilgi çekici boyutlarından biri de uzaylı uygarlıklarla olan teorik bağlantısı. Lacki, yeterince gelişmiş bir medeniyetin bu tür bir kara deliği devasa bir enerji kaynağı olarak kullanabileceğini belirtiyor. Hawking radyasyonu ya da kara delik çevresindeki ergosfer bölgesinden enerji çıkarma gibi mekanizmalar, teorik düzeyde mümkün görünüyor. Bu yaklaşım, SETI (Dünya Dışı Zekâ Arayışı) çalışmalarına da yeni bir boyut katıyor.

Bilimsel açıdan bakıldığında, bu kara deliklerin varlığına işaret edebilecek bazı kozmolojik sinyaller mevcut. Kozmik mikrodalga arka plan ışıması üzerindeki baskı izleri ya da büyük ölçekli yapı analizleri potansiyel arama yöntemleri arasında sayılıyor. Lacki ve meslektaşları, mevcut ve gelecekteki teleskop verileri üzerinden bu sinyalleri taramayı planlıyor.

Şu an için bu kara delikler yalnızca teorik bir olasılık olmaya devam ediyor. Ancak kozmolojinin sınırlarını zorlayan bu arayış, evrenin ne kadar uç noktalara ulaşabileceğini sorgulamamıza zemin hazırlıyor. Lacki'nin çalışmaları, hem fizik yasalarının limitlerini test etmek hem de evrende yalnız olup olmadığımız sorusunu farklı bir perspektiften ele almak açısından dikkat çekici bir yerde duruyor.