Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun kendi sağlıklı dokularına saldırmasıyla ortaya çıkar. Multipl skleroz (MS) bu hastalıkların en iyi bilineni arasında yer alır; sinir sistemini koruyan miyelin kılıfı, yanlış yönlendirilmiş bağışıklık hücreleri tarafından tahrip edilir. Yeni bir çalışma, bu yıkıcı sürecin merkezinde beklenmedik bir oyuncu bulunduğunu ortaya koyuyor: asparagin.

Asparagin, genellikle vücudun kendi üretebileceği ve diyetten almak zorunda kalmadığı "zorunlu olmayan" amino asitler arasında gösterilir. Ancak eLife dergisinde yayımlanan bu araştırma, asparaginin bağışıklık hücreleri için aslında işlevsel açıdan zorunlu olduğunu ileri sürüyor. Bilim insanları, CD4+ T hücrelerinin — bağışıklık yanıtını yönlendiren yardımcı T hücreleri — aktive olabilmek ve çoğalabilmek için asparaginle dolu bir ortama ihtiyaç duyduğunu saptadı.

Araştırma ekibi, asparagini farklı zamanlama deneyleriyle kısıtladığında, T hücrelerinin mitokondri zarı potansiyelinin düştüğünü ve hücre içi enerji işlevlerinin zayıfladığını gözlemledi. Yani asparagin yalnızca bir yapı taşı değil, T hücrelerinin metabolik motorunu çalıştıran bir yakıt görevi görüyor.

Çalışmanın en dikkat çekici boyutu ise hayvan deneyleri. Araştırmacılar, deneysel otoimmün ensefalomyelit (EAE) modelini kullandı; bu model, insanlardaki MS hastalığını simüle etmek için yaygın biçimde başvurulan bir yöntem. Asparagin eksikliğinde yetiştirilen miyeline özgü T helper 17 hücreleri, sağlıklı koşullarda yetiştirilen muadillerine kıyasla beyin ve sinir dokusuna çok daha az zarar verdi. Aktif bağışıklama yoluyla tetiklenen bir başka EAE modelinde ise ekstraselüler asparagin düzeyleri terapötik olarak düşürüldüğünde hastalık şiddetinin anlamlı ölçüde azaldığı görüldü.

Bu sonuçlar, asparaginin otoimmün T hücrelerinin patolojik potansiyelini doğrudan şekillendiren bir metabolik düzenleyici olduğunu güçlü biçimde destekliyor. Araştırmacılar, L-asparaginaz gibi asparagini parçalayan enzimlerin — ki bunlar onkolojide lösemi tedavisinde zaten kullanılıyor — gelecekte otoimmün hastalıklara karşı da silah olarak değerlendirilebileceğini öne sürüyor.

Bulgular henüz fare modeliyle sınırlı olsa da, amino asit metabolizmasını hedef alan tedavilerin MS ve benzeri hastalıklar için umut verici bir araştırma alanı oluşturduğuna dair kanıtları güçlendiriyor.