Astronomlar, NASA'nın Kepler uzay teleskobu tarafından toplanan verileri yeniden değerlendirerek, 765 Güneş benzeri yıldızın titreşim özelliklerini kapsayan kapsamlı bir katalog hazırladı. Bu çalışma sonucunda 50 adet yeni yıldız keşfedilirken, bunların yedisinin gezegen barındıran sistemlerde yer aldığı belirlendi.
Araştırmacılar, asteroseismoloji adı verilen teknikle yıldızların titreşim frekanslarını analiz ederek iç yapılarını aydınlatmaya çalışıyor. Tıpkı doktorların ultrasonla vücut içini görüntülemesi gibi, bilim insanları da yıldız titreşimlerini kullanarak bu dev gök cisimlerinin derinliklerindeki gizli özellikleri ortaya çıkarıyor.
Kepler DR25 verilerinin pySYD adlı otomatik analiz sistemiyle işlenmesiyle elde edilen sonuçlar, literatürdeki önceki ölçümlerle mükemmel uyum gösterdi. Araştırmada yıldızların yarıçapları yüzde 2,7, kütleleri ise yüzde 10,4 hassasiyetle belirlendi.
Özellikle dikkat çeken nokta, asteroseismoloji yöntemiyle hesaplanan yıldız yarıçaplarının, Avrupa Uzay Ajansı'nın Gaia uydusu tarafından ölçülen paralaks verilerinden elde edilen sonuçlarla büyük ölçüde örtüşmesi oldu. Bu durum, titreşim analizlerinin ne kadar güvenilir olduğunu gösteriyor.