İnsan yüzünün hangi özellikleri güzel bulunduğunu anlamaya çalışan araştırmacılar, bu kez odaklarına erkek yüzlerini aldı. arXiv'de yayımlanan yeni çalışma, iki göz arasındaki mesafenin yüz genişliğine oranı ile öznel güzellik algısı arasındaki ilişkiyi mercek altına aldı.

Araştırmanın temelinde, 2010 yılında Pallett ve ekibinin kadın yüzleri üzerinde yürüttüğü çalışma yatıyor. O çalışmada, ortalama oranları yansıtan yüzlerin en çekici bulunan yüzler olduğu saptanmıştı. Şimdiki araştırma ise aynı soruyu erkek yüzleri için sormayı amaçladı.

Araştırmacılar, Chicago Yüz Veri Tabanı'ndan seçilen görüntüleri üç gruba ayırdı: düşük, orta ve yüksek genişlik oranlı yüzler. Her grupta yaklaşık 96-97 bireysel fotoğraf bir araya getirilerek o gruba özgü 'ortalama yüz' oluşturuldu. Ardından bu ortalama yüzlerin göz aralığı-genişlik oranı her iki yönde üçer adım olmak üzere sistematik biçimde değiştirildi ve toplamda 21 farklı yüz elde edildi.

Metodolojik açıdan dikkat çeken bir nokta şu: Araştırmacılar, görüntü işleme sürecinden kaynaklanabilecek yapay etkileri en aza indirmek için birden fazla temel yüz kullandı. Bu nedenle karşılaştırmalar yalnızca aynı grup içindeki yüzler arasında yapıldı; böylece farklı gruplar arasındaki diğer yüz özelliklerinin sonuçları karıştırması önlenmeye çalışıldı.

Bulgular, yüz oranlarının güzellik algısını etkileyen anlamlı bir değişken olduğuna işaret ediyor. Ne var ki bu ilişki, 'tek bir ideal oran vardır ve o en güzel olandır' şeklinde basit bir kurala indirgenemiyor. Güzellik algısı, kültürel etkenler, bireysel tercihler ve yüzün bütünsel yapısı gibi pek çok değişkenin bir arada şekillendirdiği karmaşık bir süreç olmayı sürdürüyor.

Çalışma, yüz estetiğinin bilimsel temellerini anlamaya katkı sağlarken bu alandaki araştırmaların kadın yüzleri ötesine geçmesi gerektiğinin de altını çiziyor. Erkek yüzlerine ilişkin bulguların birikmesi, güzellik algısının evrensel mi yoksa bağlama özgü mü olduğu tartışmasına yeni bir boyut kazandırabilir.