Büyük at nalı yarasaları (Rhinolophus ferrumequinum nippon), kalabalık kolonilerde yaşarken karşılaştıkları akustik kaosu çözmek için şaşırtıcı bir yetenek geliştirmiş: ekolokasyon frekanslarını kolonideki diğer bireylerle uyumlu hale getirme.

Yeni yayımlanan bir araştırma, bu uyum sürecinin çok daha nüanslı olduğunu gözler önüne serdi. Bilim insanları, yarasaların frekans ayarlamalarının simetrik bir yapı izlemediğini, yani her bireyin komşusuna göre aynı miktarda ve aynı yönde değişim yapmadığını belirledi. Bunun yerine her yarasa, bulunduğu akustik ortama özgü asimetrik bir uyum gerçekleştiriyor.

Ekolokasyon, yarasaların çıkardığı ultrasonik seslerin nesnelerden ya da avlardan yansıyarak geri dönmesiyle çalışan biyolojik bir navigasyon ve avlanma sistemidir. Bu sistem, tek bir yarasa için son derece etkilidir; ancak onlarca ya da yüzlerce bireyin aynı anda benzer frekanslarda ses çıkardığı bir kolonide sinyaller kolayca birbirine karışabilir.

Araştırmacılar, bu tür akustik çakışmaları önlemek için yarasaların frekanslarını birbirinden uzaklaştırma eğilimi gösterdiğini zaten biliyordu. Ancak bu çalışma, söz konusu uzaklaşma davranışının her iki bireyden eşit katkı almadığını, birinin daha fazla diğerinin daha az ayarlama yaptığını net biçimde ortaya koydu.

Bu asimetrik yapının neden evrimleştiği henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da araştırmacılar bunun, koloni içindeki sosyal hiyerarşiyle ya da bireylerin fizyolojik frekans sınırlarıyla ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Her yarasanın kendi biyolojik sınırları içinde mümkün olduğunca büyük bir ayarlama yapması, grubun genel akustik verimliliğini artırıyor olabilir.

Bulgular, yarasaların sosyal yaşamının düşünülenden çok daha sofistike bir akustik koordinasyon içerdiğini gösteriyor. Bu tür çalışmalar, hem hayvan iletişiminin evrimini anlamak hem de biyomimetik sonar teknolojileri geliştirmek açısından ilham verici veriler sunmaktadır.