Minnesota Üniversitesi Twin Cities kampüsünden araştırmacılar, sualtı robotik ve yapay zeka alanında dikkat çekici bir yenilik ortaya koydu. Geliştirilen sistem, bir refakat robotunun dalgıcın nefes verirken oluşturduğu kabarcıkları kamera aracılığıyla izleyerek sağlık durumu hakkında çıkarımlar yapmasına imkân tanıyor.
Nefes kabarcıkları ilk bakışta basit birer fiziksel olgu gibi görünse de aslında solunumun ritmi, derinliği ve yoğunluğu hakkında zengin bilgiler barındırıyor. Yapay zeka modeli, bu kabarcıkların boyutu, sıklığı ve dağılım örüntüsünü gerçek zamanlı olarak işleyerek dalgıcın stres düzeyi, yorgunluğu veya olağandışı solunum kalıpları gibi fizyolojik değişkenleri tahmin edebiliyor.
Sistemin en önemli avantajlarından biri, herhangi bir ek sensör ya da vücut üstü donanım gerektirmemesi. Dalgıcın ekipmanına müdahale edilmeksizin yalnızca görüntü işleme ve makine öğrenmesi algoritmaları aracılığıyla çalışan bu yaklaşım, hem pratikliği hem de güvenilirliği açısından öne çıkıyor.
Sualtı ortamında iletişim kısıtlıdır ve bir dalgıcın ani sağlık sorunları yaşaması ciddi riskler doğurabilir. Bu noktada otonom refakat robotlarının sürekli gözlem yapabilmesi, yüzeydeki ekipleri veya dalgıcı uyarmak için değerli bir güvenlik katmanı oluşturuyor. Araştırmacılar, sistemin özellikle uzun süreli veya derine yapılan dalışlarda kullanımının hayat kurtarıcı olabileceğini vurguluyor.
Çalışmanın ilerleyen aşamalarında sistemin farklı su koşullarında ve çeşitli dalış senaryolarında doğrulanması planlanıyor. Araştırmacılar ayrıca modelin daha fazla fizyolojik parametreyi tanıyacak şekilde genişletilmesi üzerinde çalışmayı hedefliyor. Sualtı robotiği ile biyomedikal yapay zekanın bu kesişimi, gelecekteki insansız sualtı sistemleri için yeni bir standart belirleme potansiyeli taşıyor.