Güney Afrika'nın Batı Kap bölgesi, 'kesilmiş alçak basınç' (cut-off low) adı verilen hava sistemleriyle sık sık karşı karşıya kalıyor. Bu sistemler saatler içinde büyük miktarda yağış bırakabiliyor; yolları sular altında bırakıyor, altyapıya zarar veriyor ve zaman zaman can kayıplarına yol açıyor.

Cape Town Üniversitesi'nden araştırmacılar, bu fırtınaların bir kısmının neden çok daha yıkıcı olduğu sorusunu yanıtlamak için kapsamlı bir çalışma yürüttü. Varılan sonuç, aslında gözlerin denize çevrilmesi gerektiğini gösteriyor: Güney Afrika kıyılarından geçen güçlü ve sıcak Agulhas Akıntısı, en şiddetli fırtınaların oluşmasında belirleyici bir rol üstleniyor.

Agulhas Akıntısı, dünyanın en güçlü okyanus akıntılarından biri olup Hint Okyanusu'ndan Güney Afrika'nın güneydoğu kıyısı boyunca akar. Taşıdığı sıcak su, okyanus yüzeyinden atmosfere büyük miktarda nem ve ısı aktarıyor. Araştırmacılar, bu enerji transferinin kesilmiş alçak basınç sistemleriyle etkileşime girdiğinde fırtınaların çok daha fazla yağış üretmesine zemin hazırladığını tespit etti.

Başka bir deyişle, aynı türden iki hava sistemi farklı okyanus koşullarıyla karşılaştığında birbirinden çok farklı sonuçlar doğurabiliyor. Agulhas'ın yüzey sıcaklığının ortalamanın üzerinde olduğu dönemlerde kıyıya ulaşan fırtınaların sel üretme kapasitesi belirgin biçimde artıyor.

Bu bulgunun pratik önemi büyük. İklim değişikliğinin okyanus sıcaklıklarını küresel ölçekte yükselttiği düşünüldüğünde, Batı Kap'taki aşırı yağış olaylarının gelecekte daha sık ve daha şiddetli yaşanabileceği değerlendiriliyor. Araştırma aynı zamanda sel riski tahmin modellerine okyanus verilerinin entegre edilmesinin önemine de dikkat çekiyor; böylece yerel yönetimler ve afet yönetim birimleri daha önceden ve daha doğru uyarılar alabilir hale gelebilir.

Çalışma, okyanus ile atmosfer arasındaki karmaşık etkileşimin bölgesel iklim olaylarını şekillendirmedeki gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.