İklim değişikliğiyle mücadelede sera gazı envanterlerinin doğruluğu hayati önem taşıyor. Columbia Üniversitesi'ne bağlı Lamont-Doherty Dünya Gözlemevi'nden bilim insanları, bu alanda çarpıcı bir bulguyu gün yüzüne çıkardı: Çöplüklerden kaynaklanan metan emisyonları, resmi tahminlerin çok üzerinde olabilir.
Metan, atmosferde karbondioksite kıyasla birim başına çok daha yüksek bir ısınma etkisi yaratıyor. Bu nedenle metan kaynaklarının doğru ölçülmesi, iklim modellemeleri ve politika kararları açısından kritik bir gerekliliktir. Ancak araştırmacılar, mevcut tahmin yöntemlerinin önemli boşluklar içerebileceğini savunuyor.
Çalışmanın farkını yaratan en temel unsur, kullanılan ölçüm yaklaşımı. Araştırma ekibi, New Jersey'deki bir çöplükte yıllara yayılan kesintisiz yer bazlı ölçümler gerçekleştirdi. Anlık fotoğraf niteliğindeki kısa vadeli ölçümlerin aksine, bu uzun soluklu izleme yöntemi emisyon örüntülerindeki mevsimsel ve günlük dalgalanmaları yakalamaya imkân tanıyor.
Elde edilen veriler, mevcut ulusal ve uluslararası envanterlerde kullanılan tahmin rakamlarıyla ciddi bir uyumsuzluk olduğuna işaret ediyor. Araştırmacılara göre bu durum yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ne özgü değil; benzer ölçüm eksikliklerinin dünyanın pek çok bölgesinde de geçerli olması kuvvetle muhtemel.
Çöplükler, katı atıkların bakteriler tarafından parçalanması sürecinde doğal olarak metan üretiyor. Bu metan bir bölümü kontrollü biçimde toplanıp enerji üretiminde kullanılsa da önemli bir kısmı atmosfere kaçıyor. Gerçek emisyon miktarının tahminlerin çok üzerinde olması, küresel iklim hesaplarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair güçlü bir sinyal veriyor.
Columbia İklim Okulu bünyesinde yürütülen bu araştırma, atık yönetimi politikalarının ve metan azaltım stratejilerinin bilimsel temellere daha sağlam biçimde oturtulması gerektiğini gözler önüne seriyor. Araştırmacılar, ölçüm altyapısının iyileştirilmesi ve uzun vadeli izlemenin yaygınlaştırılması çağrısında bulunuyor.