Esrarı sık kullanan bireylerin sabah kortizol düzeyleri, kullanmayanlara kıyasla belirgin biçimde yüksek seyredebilir. Yeni bir araştırma, bu durumun vücudun stres tepki sisteminde köklü bir bozulmaya işaret edebileceğini ortaya koyuyor.
Kortizol, böbreküstü bezlerinden salgılanan ve strese verilen tepkinin düzenlenmesinde kritik rol oynayan bir hormondur. Sağlıklı bireylerde kortizol düzeyi sabahları doğal olarak yükselir ve gün ilerledikçe kademeli olarak azalır. Bu ritim, uyku kalitesinden bağışıklık sistemine, enerji yönetiminden ruh haline kadar pek çok biyolojik süreci doğrudan etkiler.
Araştırmacılar, düzenli ve sık esrar kullanan katılımcıların sabah kortizol ölçümlerinin bu doğal ritmin başlangıç noktasında bile yüksek kaldığını tespit etti. Bir başka deyişle, bu bireyler güne bedensel düzeyde zaten stresli sayılabilecek bir fizyolojik tabloyla başlıyor.
Bulgular, esrarın yaygın olarak stres ve kaygı azaltıcı bir araç olarak kullanılmasına rağmen, uzun vadede tam tersi bir etki doğurabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Kısa süreli kullanımda hissedilen rahatlama, zamanla vücudun kortizol dengesini bozuyor ve stresle başa çıkma kapasitesini zayıflatıyor olabilir.
Araştırmacılar bu noktada dikkatli bir dil kullanmayı tercih ederek, gözlemlenen ilişkinin nedensellik mi yoksa korelasyon mu olduğunun henüz netlik kazanmadığını belirtiyor. Zira esrar kullanımının stres tepkisini mi bozduğu, yoksa bozulmuş stres tepkisine sahip bireylerin esrara mı yöneldiği sorusu yanıt bekliyor.
Bununla birlikte sonuçlar, esrarın terapötik kullanımına ilişkin tartışmalarda göz ardı edilmemesi gereken önemli bir boyuta dikkat çekiyor. Özellikle kronik stres veya kaygı bozukluklarında esrar kullanımını değerlendiren bireyler ve sağlık profesyonelleri için bu bulgular, uzun vadeli etkilerin daha dikkatli biçimde sorgulanması gerektiğine işaret ediyor.
Araştırmacılar, esrarın stres hormonu sistemi üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için kapsamlı ve uzun soluklu çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.