1950'lerin başında Palomar Gözlemevi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı gökyüzü taramasında (POSS-1), bir süre sonra kaybolup giden ve bugüne kadar kimliği belirlenemeyen yıldız benzeri nesneler fotoğraflanmıştı. Bu nesneler, VASCO projesi aracılığıyla yeniden gün yüzüne çıkarıldı ve 'Gizemli Geçiciler' (Mysterious Transients) olarak adlandırıldı.
Yeni yayımlanan bir teorik makale, bu olaylar için alışılmadık bir açıklama öneriyor: Karanlık maddenin, 'aksiyon kuark kümecikleri' (AQN) adı verilen egzotik bir formu. Bu yapılar, standart model parçacıkları olan kuark ve gluonlardan oluşuyor; ancak olağan maddeyle son derece zayıf etkileşime giriyor. Kavram olarak, Nobel ödüllü fizikçi Edward Witten'ın 1980'lerde önerdiği 'strangelet' hipotezine dayanıyor.
Araştırmacılar, AQN'lerin atmosferle etkileşime girdiğinde kısa ama yoğun ışık patlamaları oluşturabileceğini hesaplıyor. Bu model; parlamaların çok kısa sürmesini, bazı olayların nükleer test tarihleriyle örtüşmesini, birden fazla olayın belirli bir geometrik doğrultuda dizilmesini ve UAP raporlarıyla olan coğrafi-zamansal korelasyonu tek bir mekanizmayla açıklama iddiasında.
Çalışma aynı zamanda, yüzyıllardır kayıtlara geçmiş ancak fiziksel açıklaması tartışmalı olmaya devam eden 'Küre Şimşeği' olgusunu da bu tabloya dahil ediyor. Yazarlar, her iki fenomenin de aynı AQN etkileşim sürecinin farklı tezahürleri olabileceğini öne sürüyor.
Öte yandan belirtmek gerekir ki makale henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir ön baskı niteliğinde ve önerilen model son derece spekülatif. Karanlık maddeyi doğrudan gözlemsel verilerle ilişkilendirme girişimi bilimsel açıdan heyecan verici olsa da iddialar güçlü bağımsız doğrulamalar gerektiriyor. Yine de çalışma, karanlık madde araştırmalarında alışılmışın dışında bir perspektif sunması bakımından dikkat çekici.