Bilim dünyasının şimdiye kadar yürüttüğü en kapsamlı uyuşturucu-inme analizlerinden biri, rekreasyonel madde kullanımının beyin damar sağlığı üzerindeki etkilerini çarpıcı biçimde ortaya koydu. 100 milyondan fazla kişinin verilerini içeren bu çalışma, esrar, kokain ve amfetamin kullanımının inme riskini anlamlı düzeyde yükselttiğini gösteriyor.
Araştırmanın bulgularına göre esrar kullananların inme geçirme riski, kullanmayanlara kıyasla %37 daha yüksek. Bu oran, ilk bakışta ılımlı görünse de milyonlarca kullanıcı düşünüldüğünde toplumsal ölçekte son derece anlamlı bir artışa karşılık geliyor. Kokain kullanımında bu risk neredeyse iki katına ulaşırken, amfetamin kullanımında ikinin üzerinde bir faktörle çarpıcı bir artış gözlemleniyor.
Çalışmanın öne çıkan bulgularından biri de riskin yalnızca orta yaş ve üzeri bireyleri değil, genç yetişkinleri de kapsıyor olması. Bu durum, uyuşturucu kaynaklı inmenin yalnızca yaşa bağlı bir risk faktörü olmadığını açıkça gösteriyor.
Araştırmacılar, bu maddelerin inme riskini birkaç farklı mekanizma üzerinden artırabileceğini öne sürüyor. Söz konusu maddeler; ani kan basıncı yükselmeleri, kalp ritim bozuklukları ve damar duvarlarında yapısal değişikliklere yol açarak beyin damarlarını hem tıkanmaya hem de yırtılmaya karşı daha kırılgan hale getirebilir.
Örneklem büyüklüğü, çalışmaya özel bir güvenilirlik katıyor. 100 milyonun üzerinde kişiyle yürütülen analizler, küçük çaplı çalışmalarda ortaya çıkabilecek istatistiksel gürültüyü büyük ölçüde azaltıyor ve gözlemlenen risklerin tesadüfi olmadığını güçlü biçimde destekliyor.
Esrarın pek çok ülkede yasal statü kazanmasıyla birlikte toplumda 'zararsız' bir madde olarak algılanmaya başladığı düşünüldüğünde, bu ölçekteki bulgular halk sağlığı açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlar, politika yapıcıların ve sağlık otoritelerinin bu verileri göz önünde bulundurarak kamuoyu bilgilendirme stratejilerini yeniden değerlendirmesi gerekebileceğine dikkat çekiyor.