Ağustos 2024, küresel ortalama sıcaklık açısından tarihin en sıcak ayı olma özelliğini taşıyor. Avrupa İklim Değişikliği Servisi Copernicus'un verilerine göre bu ay, daha önce kırılan bir rekorla eşit düzeye geldi ve ölçüm tarihinin ortak zirvesine oturdu.
Bu rekorun arkasında iki temel etken yatıyor: İnsan kaynaklı sera gazı emisyonlarının yol açtığı uzun vadeli küresel ısınma ve son yıllarda gözlemlenen güçlü El Niño olgusu. El Niño, Pasifik Okyanusu'nun yüzey sularını ısıtan doğal bir iklim döngüsü olup atmosfere ek enerji aktararak zaten yükselen sıcaklıkları daha da yukarı taşıyor.
Bu iki etkenin birleşimi, Dünya'nın ortalama yüzey sıcaklığını sanayi öncesi döneme göre 1,5°C'nin üzerine çıkardı. Bu rakam, 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması'nda belirlenen ve aşılmaması için uluslararası toplumun taahhüt verdiği kritik eşiği temsil ediyor. Tek bir ayın bu sınırı aşması, anlaşmada tanımlanan uzun vadeli ihlal anlamına gelmiyor; ancak bu tür olayların giderek daha sık yaşanması, bilim insanlarını ciddi ölçüde endişelendiriyor.
Uzmanlar, önümüzdeki aylarda da alışılmışın üzerinde sıcaklıkların devam etmesini bekliyor. El Niño'nun etkileri genellikle bir yılı aşkın süre hissedildiğinden, küresel sıcaklık ortalamalarının kısa vadede belirgin biçimde düşmesi beklenmiyor.
Son yıllarda sıcaklık rekorlarının art arda kırılması, iklim sisteminin tarihsel normlardan ne denli hızlı uzaklaştığını gözler önüne seriyor. Bilim insanları, bu eğilimin yalnızca hava durumunu değil; deniz seviyelerini, biyoçeşitliliği ve insan sağlığını da derinden etkileyeceği konusunda uyarılarını sürdürüyor.