Kemoterapi, kanserle mücadelede hayat kurtaran bir tedavi yöntemi olsa da beraberinde ağır yan etkiler getirebilmektedir. Bu yan etkilerin en yaygın ve rahatsız edicilerinden biri, kemoterapiye bağlı periferik nöropatidir. El ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma hissi ve ağrıyla kendini gösteren bu durum, hastaların günlük yaşamını derinden etkileyebilmekte; hatta bazı durumlarda tedavinin erken sonlandırılmasına yol açabilmektedir.
Yeni yayımlanan bir preklinik çalışma, bu tabloya karşı beklenmedik bir aday öne sürdü: psilosibin. Sihirli mantarlarda doğal olarak bulunan bu bileşiğin, kemoterapi ilaçlarının duyusal sinirlere verdiği hasarı önleyebildiği hayvan modellerinde gösterildi.
Araştırmada psilosibin, kemoterapi uygulanmadan önce profilaktik — yani koruyucu — bir amaçla verildi. Sonuçlar, bu yaklaşımın duyusal sinir liflerini toksik ilaçların zararlı etkilerinden koruduğunu ortaya koydu. Plasebo alan kontrol grubuyla kıyaslandığında, psilosibin uygulanan bireylerde sinir hasarına ilişkin göstergeler belirgin biçimde daha düşük seyretti.
Bu bulgu, psilosibinin nöroprotektif — sinir koruyucu — mekanizmalarına ilişkin artan ilgiyle örtüşüyor. Bileşiğin beyin plastisitesini artırdığı ve sinir büyüme faktörlerini uyardığına dair daha önceki çalışmalar, bu yeni sonuçlara zemin hazırlamıştı.
Araştırmacılar, elde edilen verilerin insanlarda yürütülecek klinik denemelerin tasarlanması için yeterli gerekçe sunduğunu belirtiyor. Eğer insan çalışmaları da benzer sonuçlar verirse psilosibin, kemoterapi protokollerine eklenen ve nöropatiyi başlamadan önce engelleyen bir bileşene dönüşebilir.
Sonuçlar henüz preklinik aşamada olduğundan, ihtiyatla değerlendirilmesi gerektiği bilim insanlarınca vurgulanıyor. Bununla birlikte, bugüne kadar etkili bir önleyici tedavisi bulunmayan kemoterapi kaynaklı sinir hasarı açısından bu veriler önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.