Kozmoloji alanındaki en çetrefilli problemlerden biri olan Hubble sabiti uyuşmazlığına yönelik yeni bir teorik çözüm önerisi bilim dünyasının dikkatini çekiyor. Araştırmacılar, mevcut erken karanlık enerji modellerine alternatif olarak, farklı bir kozmik bileşenin varlığını savunan özgün bir yaklaşım geliştirdi.
Λ_ωs CDM olarak adlandırılan bu yeni modelde, madde ve radyasyonun yanı sıra pozitif durum denklemi olan ek bir barotropik akışkanın kozmik enerji bütçesine katkıda bulunduğu öne sürülüyor. Bu yaklaşım, negatif basınçlı erken karanlık enerji konseptinden farklı olarak, pozitif basınçlı bir bileşen öneriyor.
Araştırma ekibi, CLASS Boltzmann kodu ve MontePython yazılımlarını kullanarak kapsamlı bir Bayesian analiz gerçekleştirdi. Planck 2018 Kozmik Mikrodalga Arkaplan verileri ve DESI DR2 Baryon Akustik Salınım gözlemleri analiz edilerek modelin geçerliliği test edildi.
Sonuçlar, önerilen akışkanın geç zamanlarda baskın olmayarak mevcut gözlemsel sınırlarla uyumlu kaldığını, ancak erken dönem genişleme oranını değiştirerek Hubble sabitinin daha yüksek değerlerinin çıkarılmasına olanak tanıdığını gösteriyor. Bu yaklaşım, evrenin genişleme geçmişi ve yapı oluşum süreçleri üzerinde de önemli etkiler yaratıyor.