Kozmolojinin en tartışmalı konularından biri olan karanlık madde teorisine alternatif olarak geliştirilen MOND (Modified Newtonian Dynamics) teorisi, yeni bir çalışmayla yeniden gündeme geldi.
1E 0657-56 kod adıyla bilinen Bullet Kümesi, uzun yıllardır astronomlar tarafından MOND teorisinin geçersiz olduğunu kanıtlayan bir örnek olarak gösteriliyordu. Bu galaksi kümesinde X-ışını yayan gazın en büyük kütle dağılımını oluşturmasına rağmen, gravitasyonel mercekleme etkisinin gözlenen galaksiler etrafında yoğunlaşması, karanlık maddenin varlığının kanıtı sayılıyordu.
Araştırmacılar bu yaygın yorumun temelden yanlış olduğunu ortaya koydu. MOND teorisi altında da Einstein'ın Genel Görelilik teorisinde olduğu gibi, bir sistemin toplam gravitasyonel potansiyeli sadece toplam kütleye değil, hacim yoğunluğuna da kritik düzeyde bağlıdır.
Yeni analiz, QUMOND (Quasi-linear MOND) modelinin Bullet Kümesi için öngördüğü yüzey yoğunluk dağılımının, gözlemlerle tutarlı olduğunu gösteriyor. Bu bulgu, karanlık madde olmadan da bu sistemin davranışının açıklanabileceğini işaret ediyor.
Çalışma, kozmoloji alanındaki büyük tartışmaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyarak, alternatif yerçekimi teorilerinin henüz tamamen elimine edilemeyeceğini gösteriyor.