Kistik fibrozis hastalarının akciğerlerinde yaşanan savaş, tıp dünyasının en karmaşık mücadelelerinden biri. Pseudomonas aeruginosa, Stenotrophomonas maltophilia ve Burkholderia türleri gibi Gram-negatif bakteriler, neredeyse tüm antibiyotiklere karşı direnç geliştirerek hastalar için büyük tehdit oluşturuyor.
eLife Sciences dergisinde yayımlanan çalışma, bu bakterilerin direncinin ardındaki temel mekanizmayı keşfetti. Araştırmacılar, hücre zarı protein dengesi yollarının hem antibiyotik direncinde hem de bakteriler arası çapraz korumada kritik rol oynadığını buldu.
Bilim insanları, bakterilerin oksidatif protein katlama sistemini engelleyerek çok türe özgü direnç proteinlerini etkisiz hale getirdiler. Bu strateji sayesinde çok ilaca dirençli Pseudomonas aeruginosa'yı beta-laktam antibiyotiklerine karşı hassas duruma getirdiler.
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu, dirençli Stenotrophomonas maltophilia ile duyarlı Pseudomonas aeruginosa arasındaki işbirliğini engelleyebilmesi. Bu iki bakteri türü sıklıkla birlikte görülür ve birbirlerini koruyarak tedaviyi zorlaştırır.
Yeni yaklaşım, her iki bakteriyi de aynı anda etkisiz hale getirerek kistik fibrozis tedavisinde yeni kapılar açabilir. Bu keşif, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede protein homeostazının ne kadar önemli bir hedef olduğunu gösteriyor.