Süs bitkileri dünyasının kraliçesi olarak bilinen güllerin genetik sırları, bilim insanları tarafından büyük ölçüde aydınlatıldı. Yeni tamamlanan pangenom çalışması, gül türlerinin 55 bin farklı genini haritalandırarak bu alandaki en kapsamlı genetik veri tabanını oluşturdu.
Araştırma sonuçları, günümüz gül yetiştiriciliğinin ne kadar dar bir genetik temele dayandığını gözler önüne serdi. Dünya genelinde yüzlerce gül türü bulunmasına rağmen, ticari olarak yetiştirilen modern gül çeşitlerinin yalnızca bu türlerin %10'undan az bir kısmının genetik özelliklerini taşıdığı belirlendi.
Bu genetik sınırlılık, gül yetiştiricilerinin karşılaştığı hastalık direnci, iklim adaptasyonu ve çiçek kalitesi gibi sorunların temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Pangenom projesi, bu dar genetik çeşitliliği genişletmek için yeni fırsatlar sunuyor.
Çiçekçilik endüstrisi, bahçıvanlık ve kozmetik sektörü için ekonomik değeri milyar dolarları bulan gül üretimi, bu genetik haritanın sağladığı verilerle yeni bir dönem yaşayabilir. Araştırmacılar, Rosa alt cinsinin tam genom diziliminin tamamlanmasının, daha dirençli ve çeşitli gül türlerinin geliştirilmesinde kritik bir araç olacağını belirtiyor.