Voynich El Yazması, 1912'de antika kitap satıcısı Wilfrid Voynich tarafından keşfedilen ve bugüne kadar çözülemeyen gizemli bir metin olarak bilim dünyasının en büyük bulmacalarından birini oluşturuyor. 15. yüzyıldan kalma bu eser, bilinmeyen bir dilde yazılmış sembolleri ve bitkisel çizimlerle dolu sayfaları içeriyor.
1976 yılında kriptograf Prescott Currier, el yazmasının farklı bölümlerinde iki ayrı dil varyantı (A ve B dili) bulunduğunu öne sürmüştü. Ancak bu teori uzun yıllar boyunca yalnızca gözlemsel bulgulara dayanıyordu. Yeni araştırma, bu ayrımın gerçekten de yazmanın yapısal bir özelliği olduğunu istatistiksel yöntemlerle kanıtlıyor.
Bilim insanları, Beta-Binomial karışım modeli adı verilen gelişmiş bir istatistiksel yöntem kullanarak karakter çiftlerinin ikame oranlarını inceledi. Model, herhangi bir önceden etiketlenmiş veriye ihtiyaç duymadan Currier'in A/B ayrımını yeniden keşfetti. Daha da etkileyici bir şekilde, araştırmacılar geliştirdikleri denetimli sınıflandırıcıyla test ettikleri sayfaların hangi dil grubuna ait olduğunu %89,2 doğrulukla tahmin edebildi.
Analiz sonucunda karakter çiftleri üç farklı işlevsel rejime ayrıldı. Bu keşif, Voynich yazma sisteminin yapısını anlamaya yönelik gelecekteki teorileri sınırlandıracak önemli bir kısıt sağlıyor ve gizemli metnin çözümüne giden yolda yeni bir kilometre taşı oluşturuyor.