İran'daki savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı çalkantı, Hindistan'da ciddi bir tüpgaz kıtlığına yol açtı. Büyük şehirlerde tüpgaz için kurulan uzun kuyruklar, enerji güvenliği konusundaki kırılganlığı gözler önüne serdi. Ancak kırsal bölgelerde yaşayan bazı aileler için bu kriz, farklı bir hikaye anlatıyor.
Gauri Devi ve benzeri çiftçiler, asırlardır kullanılan bir yöntemi modern tekniklerle harmanlayarak çözüm buluyor: biyogaz. İnek gübresini özel tanklarda fermantasyon işlemine tabi tutarak ürettikleri metan gazı, evlerinin tüm enerji ihtiyacını karşılıyor. Bu sistem hem pişirme hem de ısıtma için kullanılabiliyor.
Biyogaz üretimi çevre açısından da son derece faydalı. Hayvan atıklarının kontrollü şekilde parçalanması, hem zararlı gaz emisyonlarını azaltıyor hem de organik gübre elde edilmesini sağlıyor. Bu gübre tarım arazilerinde verimlilik artışına katkıda bulunuyor.
Uzmanlar, biyogaz teknolojisinin Hindistan'ın 280 milyon büyükbaş hayvanına sahip olması nedeniyle büyük potansiyel taşıdığını belirtiyor. Hükümet de kırsal kesimdeki biyogaz tesislerini destekleyen programlar hayata geçiriyor. Bu teknolojinin yaygınlaşması, ülkenin fosil yakıt bağımlılığını azaltırken, çiftçilere de ekonomik fayda sağlıyor.